Bağışlamanın Erdemi: Yüce Allah’ın Ahlakı
Bağışlamak, Yüce Allah’ın ahlakıyla ahlâklanmanın bir gereğidir. Affetmenin önemi ve Hz. Peygamber’in örnek davranışları.
Müminlerin birbirlerini bağışlaması, Yüce Allah’ın (cc) affediciliğini yansıtan bir davranıştır. Hz. Peygamber’in (sas) ahlakı, bu erdemin en güzel örneklerini sunmaktadır. Hz. Âişe (ra), Resûlullah’ın (sas) ahlakını tarif ederken, onun kötü sözlerden uzak, bağışlayıcı ve hoşgörülü olduğunu belirtmiştir.
Hz. Âişe (ra) şöyle demiştir: “O (sas), kötü sözlü ve çirkin ağızlı değildi. Çarşı pazarda bağırıp çağırmaz, kötülüğe kötülükle karşılık vermezdi; bilakis bağışlar ve hoşgörürdü.” Bu sözler, bağışlamanın ne denli önemli bir erdem olduğunu vurgulamaktadır.
Hz. Peygamber (sas), kendisine yapılan haksızlıklara karşı intikam almak yerine affetmeyi tercih etmiştir. Hz. Âişe (ra) onun şahsına yapılan haksızlıklara karşı hiçbir zaman intikam peşinde olmadığını, ancak Allah’ın yasaklarının çiğnenmesi durumunda ceza verdiğini ifade etmiştir.
Bir gün Abdullah b. Ömer (ra), Hz. Peygamber’e (sas) hizmetçisini kaç kez affedebileceğini sorduğunda, “Her gün yetmiş kere” cevabını almıştır. Bu durum, affetmenin sınırının olmadığını gösterir.
Resûlullah (sas), affetmenin ve bağışlamanın önemini vurgularken, kalbinde kin beslememeyi öğütlemiştir. Enes b. Mâlik (ra) aracılığıyla, “Eğer kalbinde kimseye karşı hile olmadan sabaha ve akşama erişmeyi başarabilirsen bunu yap. İşte bu benim sünnetimdir” demiştir.
Hz. Peygamber (sas), Mekke’nin fethinde eski düşmanlarına karşı bağışlayıcı bir tutum sergilemiş, “Bugün size kınama yok. Allah (cc) sizi bağışlasın” diyerek affetmenin en güzel örneğini vermiştir. Bu davranış, düşmanlıkların sona ermesine ve kardeşlik bağlarının güçlenmesine vesile olmuştur.
Bağışlamak, sadece bir kişinin hatalarını görmezden gelmek değil, aynı zamanda toplumsal barışın sağlanması için de gereklidir. Affetmek, öfke ve kin duygularını ortadan kaldırarak insanları bir araya getirir. Bu nedenle, müminlerin birbirlerini affetmeleri, Yüce Allah’ın (cc) ahlakına uygun bir davranıştır.
Kur’an-ı Kerim’de, “Bir kötülüğün karşılığı, onun gibi bir kötülüktür. Ama kim affeder ve arayı düzeltirse, onun mükâfatı Allah’a (cc) aittir” buyrulmaktadır. Bu ayet, affetmenin ne denli değerli bir erdem olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.
Sonuç olarak, affetmek, hem bireysel hem de toplumsal barış için elzemdir. Hz. Peygamber’in (sas) hayatı, affetmenin ve bağışlamanın önemini gösteren pek çok örnekle doludur. Müminler, Yüce Allah’ın (cc) affediciliğinden nasiplenmek için birbirlerini affetmeli ve kin duygularından arınmalıdırlar.




