Dizi ve Filmlerin Gençler Üzerindeki Etkisi Nedir?
Son olaylar sonrası dizi ve filmlerin gençler üzerindeki etkileri tartışılıyor. Gerçekten tehlikeli mi?
Son günlerde yaşanan okul olaylarının ardından dizi ve filmlerin bu tür olaylarla ilişkilendirilmesi, toplumda geniş bir tartışma başlattı. Bu bağlamda, özellikle gençlerin dizi ve filmlerden nasıl etkilendiği üzerinde duruluyor. Gerçekten, bu yapımlar gençlerin davranışlarını olumsuz yönde etkiliyor mu?
Postmodern çağda gerçeklik algısı, çocuklar ve gençler için önemli bir sorun haline geldi. Oyunlar, diziler ve filmler, gençlerin normal yaşamlarını algılamalarını zorlaştıran yeni bir gerçeklik yaratıyor. Ekran başında fazla zaman geçiren çocuklar, dışarı çıktıklarında insanlarla etkileşimde bulunmakta zorluk çekiyor. Bu durum, gerçeklik algısındaki çelişkiden kaynaklanıyor.
Okullarda meydana gelen son olayları bu perspektiften değerlendirmek gerekiyor. Dizi, film ve bilgisayar oyunlarının, çocukların ve gençlerin gerçekliği yeniden şekillendirmesi ve bu süreçte olumsuz sonuçlar doğurması göz ardı edilemez.
SİNEMA TARİH BOYUNCA KİTLELERİ ETKİLEDİ
Sinema, tarih boyunca toplumların düşünce yapısını şekillendirmiş ve zaman zaman tarih yazımında önemli bir araç olmuştur. Savaş zamanlarında, toplumları motive etmek amacıyla Almanya ve İran gibi ülkelerde sinema kullanılmıştır. Türkiye’de ise Cumhuriyet’in ilk yıllarında resmi ideolojiyi desteklemek için bir araç olarak değerlendirilmiştir. Soğuk Savaş döneminde ise, kapitalist emperyalizmin sosyalist blok karşısındaki zaferi için toplumlar savaş filmleriyle yönlendirilmiştir.
Kahramanmaraş’ta yaşanan trajik olayların sorumluluğunu yalnızca dizi ve filmlere yüklemek doğru olmaz. Eğitim sistemi, sosyal yapı, aile ve bireylerin yetiştirilme tarzı da bu konuda etkili faktörlerdir. Ancak, dijital oyunlar ve dizi/filmler, bu formülün içinde beklenmedik bir etkiye sahip.
DİZİLER GENÇLERE ALTERNATİF YOLLAR SUNUYOR
Dizi ve filmlerin etkisinin daha çok gençler üzerinde olduğu söylenebilir. Televizyon dizileri, gençleri ekran başına çekmek için kahramanlık ve adalet sağlama temaları etrafında şekilleniyor. Bu durum, genellikle şiddet içeren unsurlarla bezeli bir anlatım içeriyor. Sistemin sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığı durumlarda, her bölgenin kendi kahramanı ortaya çıkıyor. Bu diziler, gençlere gerçeklik yorumları ve çözüm yolları sunuyor. Kurtlar Vadisi, Deli Yürek, Çukur ve Eşref Rüya gibi dizilerin toplumda benzer tepkilerle karşılandığı görülüyor.
HOLLYWOOD’DA ANTİKAHRAMAN KÜLTÜRÜ
Bu durum yalnızca Türkiye ile sınırlı değil. Hollywood ve diğer uluslararası yapımlarda da ‘antikahraman’ teması öne çıkıyor. Bu karakterler, adaleti kendi yöntemleriyle sağlamaya çalışırken, genellikle sistemin onaylamadığı illegal yolları kullanıyor. Kahramanlık, zıtlık üzerinden inşa ediliyor ve kendini var etme çabası içinde olan gençler için antikahramanlar, bir çıkış yolu sunuyor.
DİJİTAL OYUNLAR ÇOCUKLARIN YAŞAM ALANINI ŞEKİLLENDİRİYOR
Çocuklar üzerinde en büyük etkinin dijital oyunlar olduğu söylenebilir. Bilgisayar başında uzun saatler geçiren çocuklar, sanal dünyada vakit geçirirken, gerçek yaşamla bağlantılarını koparıyor. Oyunlardaki evren, onların tek gerçekliği haline geliyor. Arkadaşlık, başarı ve ödüller bu dünyada mevcutken, gerçek hayatta geçici bir ortamda bulunuyorlar. Bu durum, gerçek hayatta silah alıp insanlara ateş etme ile sanal ortamda bunu yapma arasında bir fark bırakmıyor. Oyunlardaki evrenden intikam almak, gençler için mümkün hale geliyor.
Çocuklar ve gençler, dizi ve filmlerdeki karakterlerle olduğu kadar, oyunlardaki karakterlerle de özdeşleşiyor. Yaşanan travmatik olaylar da bu durumu destekliyor. Dolayısıyla, çocukluktan itibaren gençlerin örnek alabileceği gerçek kahramanlara ihtiyaçları var. Bu kahramanların, dizi ve filmler aracılığıyla tanıtılması, onların gelişimi açısından önem taşıyor.
DİZİLERİN YAYINI DURDURULDU AMA…
Yaşanan olayların ardından bazı dizilerin yayınları durduruldu. Yeni bölümler gösterilmedi, ancak eski bölümler tekrar yayınlandı. Bu durum, birçok kişi tarafından anlamlandırılamadı.
Şiddet içeren dizilerin, tansiyon düşene kadar yayından kaldırılması kalıcı bir çözüm olamaz. Yasaklama da tek başına yeterli değildir. Ancak, açık yayın organlarındaki şiddet dozunun RTÜK tarafından kontrol edilmesi elzemdir. Şifreli veya ücretli platformların düzenlemeleri ise ayrı bir konudur.
ALTERNATİF SUNMAK ŞART
Ancak bu önlemler de tam anlamıyla bir çözüm sunmuyor. Çünkü gençler, televizyonda izleyemediklerini internet üzerinden bulup izlemeye devam ediyor. Yasaklamak çözüm değil, ancak sınırlandırmak gereklidir. Burada asıl ihtiyaç, çocuklara ve gençlere alternatif içerikler sunmaktır. Mevcut durumda “izlemeyin” demek yeterli olmayacak, zira bu tür içerikler dünyanın başka yerlerinde üretilip ülkemize ulaşacaktır. Dolayısıyla, alternatif sunmak kaçınılmazdır.
AİLELERİN ROLÜ
En önemli alternatiflerden biri ise ailelerin çocuklarıyla daha fazla vakit geçirmesidir. Çocuk, ailesiyle dışarı çıkmadığı sürece olumsuzluklardan tamamen uzak tutulamaz. Ancak bu olumsuzlukların etkisi en azından geciktirilebilir. Bu nedenle ailelere düşen sorumlulukları hatırlatmak önemlidir. Sürekli desteklenmeyen bir çocuğun, olumsuz sonuçlar ile karşılaşması sürpriz olmamalıdır.




