Trump ve Şi Zirvesi: Küresel Güç Dengesindeki Değişim
Trump ve Şi’nin Pekin’deki zirvesi, küresel güç dengelerini etkileyebilir. Enerji krizi ve ticaret savaşları gündemde.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyareti, İran savaşı, enerji krizi, ticaret savaşları ve Tayvan gerilimi gibi önemli konuların gölgesinde gerçekleşiyor. İki liderin buluşması, artan rekabetin ve küresel krizlerin etkisiyle oldukça gergin bir ortamda yapılacak.
Trump, 2017 yılında başkanlık döneminin başlarında Çin’i ziyaret ettiğinde Şi Jinping tarafından büyük bir törenle karşılanmıştı. Ancak bu seferki zirve, daha karmaşık ve stresli bir atmosferde gerçekleşiyor. İran savaşı, enerji sorunları, ticaret gerginlikleri, Tayvan meselesi, yapay zeka yarışı ve teknoloji rekabeti, zirvenin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar, son yıllarda küresel güç dengesinin Çin lehine kaymaya başladığını ifade ediyor. Norveç Arktik Üniversitesi’nden Çin uzmanı Marc Lanteigne, bu zirvenin “küresel dengelerde bir dönüm noktası” olabileceğini vurguladı. Lanteigne, Washington’un son bir yılda hem iç hem de dış politikada yaşadığı sıkıntıların, ABD’nin uluslararası alandaki etkisini azalttığını belirtiyor.
Özellikle Trump yönetiminin Çin’e uyguladığı yüzde 145’e varan gümrük tarifeleri sonrasında, Pekin’in nadir toprak elementleri ihracatında kısıtlamalara gitmesi, ABD’nin bu kritik minerallere olan bağımlılığını gözler önüne serdi. Uzmanlar, akıllı telefonlardan elektrikli araç bataryalarına kadar pek çok alanda kullanılan nadir toprak elementlerinin Çin’e önemli bir stratejik avantaj sağladığını dile getiriyor.
İran savaşı sonrası ortaya çıkan enerji krizi ve Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanması, Washington üzerindeki baskıyı artırdı. Analistler, ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın silah stoklarını zorladığını ve modern silah üretiminin büyük ölçüde nadir toprak elementlerine bağlı olduğunu ifade ediyor.
Trump’ın Pekin ziyaretinde ekonomi ve ticaret konularının ön planda olması bekleniyor. Ziyarete Elon Musk, Tim Cook, Mark Zuckerberg gibi isimlerin yanı sıra Boeing ve Goldman Sachs yöneticileri de eşlik ediyor. Trump’ın, Çin’den Amerikan şirketlerine daha fazla pazar erişimi sağlamasını talep etmesi öngörülüyor. Öte yandan, Pekin’in Tayvan konusunda Washington’dan daha net tavizler isteyebileceği düşünülüyor.
Uzmanlar, Çin’in en önemli hedeflerinden birinin, ABD’nin Tayvan’ın bağımsızlığı konusundaki “stratejik belirsizlik” politikasını değiştirmesi ve Washington’un bağımsızlık karşıtı bir tutum sergilemesini sağlaması olabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Trump’ın Çin’den İran üzerindeki etkisini kullanarak Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için baskı yapmasını istemesi bekleniyor. Çin, İran petrolünün en büyük alıcısı olmaya devam ederken, Pekin yönetimi savaş süresince Tahran ile ilişkilerini sürdürdü.
Kaynak: Mepa News, Ajanslar




