Gülseren Budayıcıoğlu’ndan Yeni Kitap: ‘Anlaşılmak Şifadır’
Gülseren Budayıcıoğlu’nun yeni kitabı ‘Anlaşılmak Şifadır’, insanın derin yaralarını ve ilişkilerini ele alıyor.
Psikiyatrist ve yazar Gülseren Budayıcıoğlu, eserleriyle milyonların kalbine dokunan bir isim olarak, yeni kitabı “Anlaşılmak Şifadır: Anlatacak Daha Çok Şey Var” ile okuyucularının karşısına çıkıyor. Bu kitap, psikiyatri biliminin disiplinini edebiyatın dönüştürücü gücüyle harmanlayarak, çocukluktan gelen yaralar, ilişkilerin görünmeyen izleri, aşkın kimyası, değersizlik duygusunun kökleri, kadına yönelik şiddetin derin nedenleri ve dijital çağın yalnızlıklarını ele alıyor.
Budayıcıoğlu, yıllardır insanların görünmeyen acılarını dile getirerek toplumsal yüzleşmelere katkıda bulunuyor. Yeni eserinde, kendi meslek ve yaşam yolculuğundan yola çıkarak, okuyucularına derin bir içsel yolculuk sunuyor. Kitap, yalnızca bir psikiyatristin portresini çizmiyor; aynı zamanda bireyin ailesi, çocukluğu, aşkı, yaraları ve yalnızlığı ile kurduğu ilişkiye dair derin bir bakış açısı sunuyor.
“Anlaşılmak Şifadır” kitabı, yalnızca psikolojiye ilgi duyanlar için değil, aynı zamanda “Neden hep aynı ilişkileri yaşıyorum?” ya da “İçimdeki ağırlığın sebebi ne?” gibi sorular soran herkes için kendine dair izler bulabileceği bir kaynak niteliği taşıyor. Budayıcıoğlu, kitabında şu ifadeleri kullanıyor: “Bazen en derin yaralar, en sessiz odalardan çıkar. Ben yıllardır o odada oturdum. Karşımdaki koltuktan binlerce insan geçti; kimi yıllardır konuşmayan, kimi aynı acıyı tekrar yaşayan, kimi sevdiklerini kaybetmiş. Her birinin hikayesinde ortak bir şey vardı: Anlaşılmak istiyorlardı.”
Kitabın merkezinde yer alan “Anlaşılmak” teması, insanın en temel ihtiyaçlarından biri olarak öne çıkıyor. Budayıcıoğlu, insanların iyileşme yoluna girmesinin çoğu zaman yalnızca çözüm arayışından değil, aynı zamanda görülme ve duyulma isteğinden kaynaklandığını vurguluyor. Birinin gözlerine bakarak “Seni görüyorum” demesi, yıllardır içte biriken pek çok duygunun çözülmesine yardımcı olabiliyor. Bu yönüyle kitap, terapi koltuğuna oturamayan veya bir uzmana ulaşamayan bireylere de hitap ediyor. “Aşka inandım, insana tutuldum, hikayelere sarıldım” diyen Budayıcıoğlu, mesleki deneyimlerini okuyucularına sıcak bir sohbet diliyle aktarıyor.
Kitapta dikkat çeken bir diğer bölüm ise çocuklukta öğrenilen görünmez hikayeler. Budayıcıoğlu, bu konuyla ilgili olarak, “İnsan, küçük yaşlarda farkında olmadan bazı soruların yanıtlarını alır: ‘Ben değerli miyim?’, ‘Sevilmeye layık mıyım?’, ‘Biri bana iyi davrandığında buna güvenebilir miyim?’. Bu cevaplar, bazen bir bakışla, bazen bir suskunlukla, bazen de hiç duyulmayan bir övgüyle içimize yazılır. Kişi büyüdüğünde, ilişkilerini çoğu zaman bu eski metne göre sürdürür. ‘Anlaşılmak Şifadır’, okuyucuyu bu görünmez senaryoya bakmaya çağırıyor.”
Budayıcıoğlu’nun eserinde ilişkiler yalnızca romantik bağlarla sınırlı değil. Evin kapısından başlayarak, mutfak masasına, çocuk odasına, okul sırasına ve sosyal medya ekranına kadar uzanan geniş bir alanı kapsıyor. Annenin çocuğuna bir bakışı, babanın sustuğu bir akşam yemeği, okulda duyulan bir söz veya ilk aşkın heyecanı, hepsi insanın kendilik algısını şekillendiren önemli parçalar. Kitap, ilişkilerin yalnızca yaralayıcı değil, aynı zamanda büyütücü ve iyileştirici yönlerine de odaklanıyor. Budayıcıoğlu, bireyin kendi kırgınlıklarıyla barışmasının ve geçmişten gelen yüklerini fark etmesinin değişim için güçlü bir başlangıç olduğunu ifade ediyor.




