Hasan Ahmediyan: ABD ve İran Anlaşması Üzerine Değerlendirme

Dr. Hasan Ahmediyan, ABD ve İran arasındaki anlaşmanın detaylarını ve olası etkilerini değerlendiriyor.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Tahran Üniversitesi Batı Asya Çalışmaları Öğretim Üyesi Dr. Hasan Ahmediyan, ABD ve İran arasında duyurulan mutabakat metnini değerlendirdiği bir video paylaşımında, bu anlaşmanın nasıl yorumlanması gerektiğine dair önemli tespitlerde bulundu.

Ahmediyan, “İran ve ABD’nin bir anlaşmaya vardığına dair beklenmedik bir duyuru ile karşı karşıyayız.” diyerek, bu gelişmenin yalnızca yüzeysel detaylarla sınırlı olmadığını, daha derin bir analiz gerektirdiğini belirtti. Ona göre, bu yeni durumun askeri ve diplomatik boyutları bulunmakta.

Dr. Ahmediyan, sürecin, savaşın yarattığı güç dengesinin yeniden şekillendirilmesi çabası olarak değerlendirildiğini ifade etti. Savaşın hedeflerine ulaşmada başarısız olduğu, tarafların resmi söylemlerinde bile bu hedeflerden vazgeçildiği görülüyor. Bu bağlamda, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin sağlanması ve nükleer mesele etrafında müzakerelerin yeniden başlaması gibi konular öne çıkıyor. Ummanlı arabulucuların devreye girmesiyle, ABD ve İran arasında bir anlaşma taslağı hazırlandığı bilgisi de dikkat çekici.

Diplomasi sürecinin, savaşın hemen ardından doğrudan bir oturumla başladığını ve ardından dolaylı mesajlaşmalara geçildiğini belirten Ahmediyan, bu sürecin beşinci turuna ulaşıldığını ve arabulucuların Tahran’da bir anlaşma taslağı üzerinde çalıştığını vurguladı. Ancak, taslağın Washington’a iletilmesinin ardından ABD’nin bazı değişiklik talepleriyle karşılaştığını ve bu durumun gerilim yarattığını aktardı.

ABD’nin yükümlülükleri arasında, ablukayı kaldırması ve bölgedeki askeri varlığını sona erdirmesi gerektiğini ifade eden Ahmediyan, bu durumun İran’a yönelik Amerikan güçlerinin geri çekilmesi anlamına geldiğini belirtti. Ayrıca, İran fonları üzerindeki blokelerin kaldırılması ve nükleer müzakerelerin yeniden başlaması da önemli adımlar olarak öne çıkıyor.

İran’ın, Hürmüz Boğazı’nı şartlı olarak açma niyetinde olduğunu ve bu konuda güvenliği sağlamayı taahhüt ettiğini belirten Ahmediyan, bu durumun İran için bir kazanım olduğunu vurguladı. Ayrıca, nükleer programla ilgili müzakerelere dönme vaadinin de sürecin önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti.

Stratejik değişimlerin yaşandığına dikkat çeken Ahmediyan, askeri tırmanışın sona ermesiyle birlikte yoğun bir müzakere sürecinin başlayacağını öngördü. ABD’nin askeri daralmasının, bölgedeki güç dengelerini değiştireceğini ve İsrail’in yalnızlaşmasına yol açabileceğini belirtti. Bu durum, İran’a karşı daha fazla hareket serbestliği sağlayacak.

Sonuç olarak, Ahmediyan, mevcut durumun İran ve Direniş Ekseni’nin lehine olduğunu ve ABD’nin bu durumu kabullenmekte zorlandığını ifade etti. Anlaşmanın içeriğinin, geçmişte var olan durumların karşılığında İran’a bazı tavizler verilmesini gerektirdiğini belirtti. Gelecek dönemde daha kapsamlı bir nihai anlaşmanın gerçekleşmesinin zor olduğunu vurgulayan Ahmediyan, bölgedeki dinamiklerin değişeceğini öngördü.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu