LGBTİ+ operasyonları Avrupa basınında gündem oldu

LGBTİ+ operasyonları kapsamında 15 ilde 162 kişi hakkında işlem başlatıldı. Avrupa basını, gözaltıları ve protestolara yönelik polis müdahalesini gündeme taşıdı.

Türkiye’de LGBTİ+ dernekleri ve aktivistlere yönelik gözaltı ve operasyonlar, Avrupa’nın önde gelen medya kuruluşlarının gündemine taşındı. Son günlerde gerçekleştirilen baskınlar, sosyal medya erişim engelleri ve protestolara yönelik polis müdahalesi haberlerde öne çıkarken, ülkedeki LGBTİ+ hakları ile ifade özgürlüğüne ilişkin tartışmalar da yeniden gündeme geldi.

İstanbul’da Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde düzenlenen gösteride çok sayıda kişi gözaltına alındı. Yetkililer, son operasyonlar kapsamında 15 ilde 162 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını açıkladı. “Ailem Güvende” adı verilen operasyon çerçevesinde dernek, iş yeri ve evlerde arama yapılırken, çok sayıda sosyal medya hesabına da erişim engeli getirildi.

İstanbul’daki LGBTİ+ aktivistlerine yönelik operasyonları protesto etmek ve gözaltına alınanların serbest bırakılmasını talep etmek amacıyla salı günü Çağlayan Adliyesi önünde toplanan gruba polis müdahale etti. Göstericiler, gözaltındakilerin serbest bırakılması çağrısında bulunurken çeşitli sloganlar attı.

Polis, eylemin izinsiz olduğunu belirterek kalabalığı çevirdi. Basın açıklamasına izin verilmeden başlayan müdahalede çok sayıda kişi gözaltına alındı. Reuters’ın aktardığı bilgilere göre İstanbul ve Ankara’daki gösterilerde toplam en az 126 kişi gözaltına alındı.

Operasyonlar 15 ile yayıldı

Gözaltılar, 12 ve 13 Eylül tarihlerinde düzenlenen geniş kapsamlı operasyonların ardından geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” operasyonu kapsamında 15 ilde 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 şirket hakkında adli işlem başlatıldığını bildirdi. Operasyonların başta İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin olmak üzere farklı illerde yürütüldüğü belirtildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 ilde 38 şüpheliye yönelik soruşturma kapsamında 26 kişinin gözaltına alındığını açıklamıştı. Ankara’da ise Kaos GL hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 21 kişinin gözaltına alındığı duyuruldu. Böylece operasyonların ilk aşamasında en az 47 kişinin gözaltına alındığı bildirildi. İzmir’de de soruşturma çerçevesinde 16 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.

Aramalarda LGBTİ+ derneklerinin yanı sıra aktivistlerin evleri ve bazı eğlence mekânları da yer aldı. Kaos GL, dernek merkezine baskın yapıldığını ve yönetim kurulu üyelerinin de aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alındığını açıkladı.

Savcılık açıklamalarında soruşturmaların “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “fuhuş” ve “müstehcenlik” suçlamaları kapsamında yürütüldüğü belirtildi. Bazı soruşturmaların ise çocukların cinsel yönelimleri ve toplumsal cinsiyet kimlikleri üzerindeki etkiler ile “aile kurumunun korunması” gerekçeleriyle ilişkilendirildiği aktarıldı.

Sosyal medya hesaplarına erişim engeli

Operasyonların ardından LGBTİ+ örgütleri ve hak savunucularına ait çok sayıda sosyal medya hesabı ile internet sitesine Türkiye’den erişim engeli getirildi. İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb arşivine göre engellenenler arasında Kaos GL ve diğer LGBTİ+ örgütlerinin hesaplarının yanı sıra aktivist, gazeteci, avukat ve insan hakları savunucularına ait hesaplar da bulunuyor.

Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye hesabının da erişime kapatılan hesaplar arasında yer aldığı bildirildi.

Türkiye’de eşcinsel ilişkiler suç sayılmıyor. Bununla birlikte LGBTİ+ topluluğu ve hak örgütleri, son yıllarda kamu otoritelerinin baskı ve kısıtlamalarıyla daha sık karşılaştıklarını belirtiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet temsilcileri geçmiş yıllarda LGBTİ+ hareketine yönelik sert açıklamalar yaparken, İstanbul Onur Yürüyüşü uzun süredir yasaklanıyor ve yürüyüş girişimlerine polis müdahale ediyor.

Avrupa’dan tepki

Operasyonlar ve gözaltıların ardından Avrupa’dan da tepki geldi. Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O’Flaherty, LGBTİ+ sivil toplum kuruluşları ile insan hakları savunucularına yönelik gözaltı, baskın ve çevrimiçi kısıtlamalardan endişe duyduğunu açıkladı.

O’Flaherty, “aile değerleri” veya “çocukların korunması” gerekçelerinin tek başına insan haklarına yönelik kısıtlamaları haklı gösteremeyeceğini belirtti. Komiser, insan hakları ve sivil toplum faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınan kişilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu.

İstanbul’da adliye önündeki gösteriye yapılan müdahale, LGBTİ+ örgütlerine yönelik soruşturmalar ve erişim engellerinin yanı sıra, bu uygulamalara karşı düzenlenen eylemlere yönelik yaklaşımı da tartışmaya açtı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu