Türk Dil Bayramı’nda Erdağı’dan dil ve eğitim mesajı

Türk Dil Bayramı dolayısıyla açıklama yapan eğitimci Behzat Erdağı, Türkçenin korunması, kitap okuma alışkanlığı ve bilinçli teknoloji kullanımı çağrısında bulundu.

Emekli öğretmen, eğitimci ve Saadet Partisi Üsküdar İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Behzat Erdağı, 26 Eylül Türk Dil Bayramı dolayısıyla Türkçenin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Emekliliğinin ardından ticaretle ilgilenmeye başlayan ve özellikle kuru gıda alanında faaliyetlerini sürdüren Erdağı, dil bilincinin çocukluk döneminden itibaren geliştirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkçenin yalnızca iletişim kurmayı sağlayan bir araç olmadığını ifade eden Erdağı, dilin toplumların hafızasını, kültürünü ve medeniyet birikimini taşıyan temel unsurlardan biri olduğunu söyledi. Erdağı, “Dilimize sahip çıkmak geçmişe dönmek değil, geleceği sağlam kurmaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Türkçenin eğitimdeki yeri güçlendirilmeli

Türk Dil Kurumuna göre 26 Eylül, Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımıyla 1932 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleştirilen Birinci Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü olması nedeniyle Dil Bayramı olarak kutlanıyor. 2026 yılında bu özel günün 94. yılı idrak ediliyor.

Geçmişte kitaba ve bilgiye ulaşmanın bugüne kıyasla daha zor olduğunu hatırlatan Erdağı, teknolojik gelişmelerin bilgiye erişimi kolaylaştırdığını ancak bunun düzenli okuma ve derinlikli düşünme alışkanlıklarının yerini tutamayacağını kaydetti.

Telefonların, sosyal medya platformlarının ve dijital içeriklerin günlük yaşamda geniş yer tuttuğuna dikkat çeken Erdağı, bu imkânlardan yararlanılırken kitapla bağın ve doğru Türkçe kullanımının ihmal edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Çocukların ve gençlerin okumaya, araştırmaya ve öğrendiklerini paylaşmaya yönlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Erdağı, doğru konuşma ve yazma, okuduğunu anlama, düşünceleri açık biçimde ifade etme ve kelime hazinesini geliştirme becerilerinin eğitimin temel hedefleri arasında bulunması gerektiğini belirtti. Millî Eğitim Bakanlığının 2024-2025 verilerine göre örgün eğitimde 17 milyon 956 bin 523 öğrencinin bulunduğunu hatırlatan Erdağı, bu büyüklükteki eğitim sistemi içinde Türkçenin yalnızca ilgili derslerle sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti.

Okul öncesi eğitimde 1 milyon 741 bin 314 öğrencinin yer aldığını belirten Erdağı, anaokulundan üniversiteye kadar bütün eğitim kademelerinde dil becerilerinin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

Kütüphaneler yaşayan kültür alanlarına dönüşmeli

Okuma kültürünün yaygınlaştırılmasında okullar kadar ailelerin de sorumluluk taşıdığını belirten Erdağı, okul kütüphanelerinin yalnızca kitapların bulunduğu mekânlar olmaktan çıkarılması gerektiğini söyledi. Kütüphanelerin öğrencilerin okuduğu, fikir alışverişi yaptığı, yazdığı ve kendini ifade ettiği yaşayan kültür merkezlerine dönüştürülmesini önerdi.

Ailelerin çocuklarıyla birlikte kitap okumayı günlük yaşamın bir parçası hâline getirmesinin kelime hazinesinin gelişimine katkı sağlayacağını ifade eden Erdağı, düzenli okuma alışkanlığının erken yaşlarda kazandırılması gerektiğini vurguladı.

Dijital dünya bilinçli kullanılmalı

Teknolojiyi bütünüyle reddetmek yerine onun doğru ve ölçülü biçimde kullanılmasının öğretilmesi gerektiğini belirten Erdağı, dijital dünyanın insanın hizmetinde olması gerektiğini söyledi. Erdağı, teknolojinin bireyi pasif bir tüketiciye dönüştürmemesi için çocuklara dijital araçları bilinçli kullanma becerisi kazandırılması gerektiğini kaydetti.

Saadet Partisinin eğitim anlayışına da değinen Erdağı, eğitimin yalnızca meslek sahibi olmaya hazırlayan bir süreç olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Millî Görüş yaklaşımında ahlaklı, bilgili, sorumluluk sahibi ve topluma fayda sağlayan bireyler yetiştirme hedefinin öne çıktığını belirtti. Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın bir parti kongresindeki konuşmasında “Önce Ahlak ve Maneviyat” anlayışını nitelikli eğitim hedefiyle birlikte dile getirdiğini hatırlattı.

Erdağı, merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın eğitim yaklaşımına atıfta bulunarak millî ve manevi değerlerle çağın teknolojik imkânlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Türk Dil Bayramı’nın anlamı

Erdağı, Türk Dil Bayramı mesajında dilin korunmasının toplumun hafızasını ve medeniyetle bağını korumak anlamına geldiğini belirtti. Çocuklara Türkçeyi sevdirmek, kitap okumayı alışkanlık hâline getirmek ve millî-manevi değerleri yaşatmanın ortak sorumluluk olduğunu ifade etti.

Türk Dil Bayramı’nın, Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1932’de düzenlenen Birinci Türk Dil Kurultayı’nın açılış günü anısına 26 Eylül’de kutlandığını aktaran Erdağı, bayramın amacının Türkçenin güzelliğini ve zenginliğini ortaya çıkarmak, dili dünya dilleri arasındaki hak ettiği seviyeye taşımak olduğunu belirtti.

Erdağı, 26 Eylül Türk Dil Bayramı’nı kutlayarak Türkçenin gelişmesine katkı sunan öğretmenlere, öğrencilere, yazarlara ve tüm emekçilere teşekkür etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu