Duyarlılık: Huzurlu Bir Toplumun Temeli
Duyarlılık, bireylerin ve toplumun huzuru için vazgeçilmez bir erdemdir. İnsanların birbirine karşı sorumluluklarını hatırlatıyor.
Muhterem Müslümanlar!
Huzurlu bir yaşam ve mutlu bir toplum oluşturmanın en önemli unsurlarından biri duyarlılıktır. Duyarlılık, sadece kendi iyiliğimiz için değil, başkalarının iyiliği için de çaba göstermeyi gerektirir. Bu erdem, sorumluluklarımızı bilmek ve bunları yerine getirmek için gösterdiğimiz gayrettir. Duyarlı olmak, insanların can ve malını kendi can ve malımız kadar değerli görmek ve onların onurunu kendi onurumuz gibi yüceltmektir.
Aziz Müminler!
Ailemize, toplumumuza ve tüm insanlığa karşı duyarlı olmak, Müslümanlığın temel gerekliliklerinden biridir. Yüce Rabbimiz, “Ey iman edenler! Sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru yolda ilerlediğiniz sürece, yanlış yola sapanlar size zarar veremez” buyurmaktadır. Nemelazımcı ve vurdumduymaz bir tavır, Müslüman için uygun değildir. Duyarlı bir Müslüman, anne babasına, eşine ve çocuklarına saygı gösteren, onlara hoşgörüyle yaklaşandır. Toplumsal barışın sağlanması için kardeşlik ahlakını hayatının her alanına yansıtan kişidir. Dünyanın neresinde olursa olsun her mazlumun acısını yüreğinde hisseden ve üzerine düşen görevleri yerine getiren bir bireydir.
Değerli Kardeşlerim!
Müslümanların, kendilerine emanet edilen dünyaya karşı da duyarlı olmaları beklenmektedir. Evini, işyerini ve ibadethanesini nasıl temiz tutuyorsa, çevresini de aynı titizlikle korumalıdır. Müslüman, doğasına, toprağına ve suyuna karşı hassasiyet göstermelidir. Yarın, ‘Ciğerlerimiz yanıyor!’ veya ‘Barajlarımız kurudu, suyumuz kalmadı!’ gibi endişelerle uyanmamak için bugünden gerekli önlemleri almalıdır.
Kıymetli Müminler!
Müslümanların, hayatlarını ve ibadetlerini zamanla düzenlemeleri gerektiği gibi, zamana karşı da duyarlı olmaları ve onu boşa harcamamaları beklenmektedir. Zira çalışmak, Müslümanın özüdür. Dinlenmesi, bir işini tamamlayıp diğerine başlamasıyla gerçekleşir. “Mümin, bal arısına benzer. Bal arısı gibi hep güzel, temiz, helal şeyler yer. Hep güzel şeyler üretir, hep iyiliklerin peşinden koşar. Hiçbir şeyi ne döker, ne kırar, ne de ifsat eder” hadisi, bu konuyu özlü bir şekilde özetlemektedir.
Aziz Müslümanlar!
Kendimiz ve çocuklarımız için yaşanabilir bir dünya inşa etmenin yolu, çevremize, vaktimize ve tüm insanlara karşı duyarlı olmaktan geçmektedir.
Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu hadis-i şerifleriyle sonlandırıyoruz: “Nerede olursan ol, Allah’a karşı sorumluluğunun bilincinde ol! Bilerek veya bilmeyerek kötü bir fiil işlersen, peşinden iyi bir şey yap ki onu yok etsin. Bir de insanlara güzel ahlâkla davran!”
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
İSLAMİ HABER “MİRAT”




