E-ticarette Rekabet Artıyor: Hız Değil Deneyim Öne Çıkıyor
E-ticaret sektörü, hızın ötesinde kullanıcı deneyimini ön plana çıkararak büyümeye devam ediyor. Yeni dinamikler sektörü dönüştürüyor.
Türkiye’de hızla gelişen e-ticaret sektörü, rekabeti yalnızca kargo hızında değil, aynı zamanda kullanıcıya sunulan deneyimde de yaşamaya başladı. 4,6 trilyon liraya yaklaşan pazar büyüklüğü ile sektör, esneklik, şeffaflık, yapay zeka destekli süreçler ve kişiselleştirilmiş hizmetler gibi unsurlarla yeni bir döneme adım atıyor. Sektör temsilcileri, hızın artık standart hale geldiği, asıl farkın ise deneyimle ortaya çıktığı bir dönüşüm sürecine dikkat çekiyor.
Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte e-ticaret, yalnızca perakende sektörünün değil, Türkiye ekonomisinin de en stratejik büyüme alanlarından biri haline geldi. Tüketici davranışlarının köklü bir şekilde değiştiği bu dönemde, hız, kolaylık ve kişiselleştirme beklentileri artarken, e-ticaretin ekonomideki payı her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, Türkiye’de e-ticaret hacmi 2019 yılında 136 milyar TL seviyesindeyken, 2024 yılı itibarıyla bu rakam yaklaşık 21 kat artış gösterdi. 2025 yılına gelindiğinde ise e-ticaret hacminin 4,6 trilyon liraya ulaşarak tarihi bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bu yükseliş, sektörün geçici bir trend olmadığını, Türkiye ekonomisinin kalıcı ve güçlü bir bileşeni haline geldiğini ortaya koyuyor. Küresel ölçekte ekonomik büyümenin yavaşladığı, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir dönemde Türkiye ekonomisinin büyümeyi sürdürmesi dikkat çekici bir durum.
n11 CEO’su Nihal Dindar Akın, e-ticarette tüketici beklentilerinin hızın ötesine geçtiğini belirterek, lojistikte yeni dinamiklere dikkat çekti. Akın, “E-ticarette herkesin aklındaki ilk cevap hız. Ancak hız tek başına belirleyici değil; esneklik ve şeffaflık da en az hız kadar önemli” dedi. Deloitte verilerine atıfta bulunan Akın, kullanıcıların yüzde 70’inden fazlasının teslimat zamanını kendisinin seçmek istediğini, yüzde 60’tan fazlasının ise kargosunu anlık olarak takip ettiğini belirtti. Bu durum, kullanıcıların yalnızca hızlı değil, aynı zamanda kontrol edilebilir ve şeffaf bir teslimat deneyimi talep ettiğini gösteriyor. Akın, sektörün hâlâ çözmesi gereken önemli sorunlara da dikkat çekerek, “2026 yılında en çok aldığımız sorulardan biri hâlâ ‘Kargom nerede?’ Bu da lojistikte kullanıcı beklentilerini karşılamanın ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyor” şeklinde konuştu. Satıcı tarafında ise maliyetlerin en önemli gündem maddesi olduğunu belirten Akın, satıcıların yarısından fazlasının kargo maliyetlerini büyümenin önünde bir engel olarak gördüğünü ifade etti.
Trendyol Grubu CEO’su Erdem İnan, e-ticaretin küresel dönüşümünde yapay zekanın kritik bir rol oynadığını vurguladı. Trendyol’un 36 ülkede, 10’dan fazla dilde yürüttüğü operasyonlarda yapay zekayı uçtan uca kullandığını belirten İnan, yeni nesil “agentic” iş akışlarının sektörde fark yarattığını söyledi. İnan, “Yapay zekanın yeni dalgası, satıcılarımızın tüm sorularını anında yanıtlıyor ve hangi ürüne nasıl kampanya yapılabileceğine dair öneriler sunuyor. KOBİ’lerimiz de bu önerileri hızla hayata geçirebiliyor” dedi. Bu teknolojinin yalnızca operasyonel kolaylık sağlamakla kalmayıp, tüm ekosistemde ciddi bir verimlilik artışı sağladığını vurgulayan İnan, sektörün bu fırsatı doğru değerlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Yemeksepeti CEO’su Oytun Çalapöver, hızlı ticaretin temelinde hız kadar öngörülebilirliğin de kritik bir rol oynadığını belirtti. Yemeksepeti’nin kendi lojistik ağı olan Yemeksepeti Express’i kurma nedeninin bu ihtiyaçtan doğduğunu ifade eden Çalapöver, teslimat sürecinin uçtan uca kontrol edilmediği durumlarda kalite ve hızın garanti edilemeyeceğini vurguladı. “Müşterilerimize siparişlerinin 20 dakika içinde ulaşacağını söylüyorsak, bu sözün tutulması operasyonumuzun en önemli yapı taşlarından biri” diyen Çalapöver, yapay zekanın bu süreçte hayati bir rol oynadığını dile getirdi. Milyonlarca verinin saniyeler içinde analiz edilerek trafik ve hava durumu gibi değişkenlerin hesaba katıldığını belirten Çalapöver, “Bir kuryenin restorana ulaşması için gereken 7-8 dakikayı bile optimize ediyoruz. Olası bir aksaklığı daha yaşanmadan öngörüp önlem alıyoruz” dedi. Bugün 100 binden fazla üye iş yeri ve 45 binden fazla kurye ile büyük bir ekosistem yönettiklerini ifade eden Çalapöver, yapay zeka entegrasyonunun büyümeyi daha da hızlandıracağını belirtti.
Pazarama CEO’su Mehmet Bülent Kutacun, e-ticaretin artık yalnızca bir alışveriş süreci değil, çok boyutlu bir deneyim alanı haline geldiğini belirtti. Pazarama’nın finansal hizmetlerden seyahate, günlük ihtiyaçlara kadar uzanan çoklu servis yapısıyla konumlandığını ifade eden Kutacun, bu yaklaşımın klasik pazaryeri modelinin ötesine geçtiğini vurguladı. Yeni nesil “agentic commerce” yaklaşımına dikkat çeken Kutacun, yapay zekanın yalnızca öneri sunan değil, kullanıcı adına aksiyon alabilen bir yapıya evrildiğini belirterek, “Hedefimiz, Pazarama’yı kullanıcıların hayatını kolaylaştıran dijital bir temsilciye dönüştürmek” dedi. Kutacun, bu dönüşümün merkezinde kişiselleştirilmiş, akıllı ve güvenli alışveriş deneyimi sunduklarını ve büyümeyi yalnızca işlem hacmiyle değil, kullanıcıya sunulan değerle ölçtüklerini ifade etti.



