Gülistan Doku soruşturmasında iki tutuklama kararı

Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman tutuklandı.

Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla emniyet ve jandarma ekiplerince yürütülen operasyonun beşinci dalgasında gözaltına alınan 10 şüpheliden 5’inin adli işlemleri tamamlandı. Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi.

Savcılık ifadelerinin ardından iki şüpheli serbest bırakılırken, tutuklama istemiyle mahkemeye gönderilen üç kişiden eski Tunceli İl Jandarma Komutan Yardımcısı Ali Kahraman ile eşi Burçin Hızlı Kahraman tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Başsavcılık, bu karara itiraz etti. Böylece Erzurum ve Tunceli cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 32’ye yükseldi.

Önceki operasyonda adli kontrolle serbest bırakılan R.K’nin de yeniden ifadesi alındı. Son operasyonda gözaltına alınan dalgıç polis Gürkan Gürdal ile Perihan Benzer daha önce tutuklanmış, A.K. ve V.İ’nin de aralarında bulunduğu üç kişi adli kontrol hükümleriyle serbest bırakılmıştı.

Operasyon kapsamında Ali Kahraman ve Burçin Hızlı Kahraman’ın yanı sıra polis dalgıçları Gürkan Gürdal, A.K. ve V.İ, daha önce tutuklanan güvenlik korucusu Fatih Ö’nün çocukları D.Ö., S.Ö. ve N.M.Ö. ile eşi S.Ö. ve olay döneminde üniversite öğrencisi olan Perihan Benzer gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere yöneltilen suçlamalar

Ali Kahraman ve eşi, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme” suçlamalarıyla tutuklandı. Gürkan Gürdal hakkında resmi belgede sahtecilik ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme; Perihan Benzer hakkında ise delilleri yok etme, bilişim sistemlerindeki verileri bozma veya yok etme, nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme ve kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme ya da yayma suçlamaları bulunuyor.

Adli kontrolle serbest bırakılan A.K. ve V.İ. resmi belgede sahtecilik ile delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarıyla; D.Ö. ve S.Ö. ise bunlara ek olarak bilişim sistemlerindeki verilerle ilgili suçlar ve nitelikli şekilde kasten öldürmeye yardım etme iddiasıyla soruşturuluyor. Savcılık işlemlerinin ardından serbest bırakılan S.Ö. ile N.M.Ö. hakkında da delilleri yok etme ve bilişim sistemlerine ilişkin suçlardan işlem yapıldı.

Ali Kahraman: Kameraların tamamı çalışıyordu

Erzurum’da tutuklanan emekli albay Ali Kahraman’ın savcılık ifadesinde, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile Tunceli’de tanıştığını ve bir dönem aralıklarla iletişim kurduklarını söylediği belirtildi. Kahraman, aralarındaki ilişkinin yakın ve samimi olmadığını savundu.

Temmuz 2017 ile Temmuz 2019 arasında Tunceli İl Jandarma Komutan Vekilliği ve İl Jandarma Komutan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Kahraman, kentteki karakolların güzergahlarında yaklaşık 176 kamera bulunduğunu, sistemlerin zum özelliğine sahip olduğunu ve görev yaptığı dönemde çalışır durumda bulunduğunu ifade etti. Kameraların İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezi’nde 24 saat esasına göre izlendiğini ve kayıtların arşivlendiğini belirten Kahraman, Sarı Saltuk Viyadüğü’nün de bu güzergah üzerinde olduğunu söyledi.

Sarı Saltuk Viyadüğü’nde kamera bulunmadığının ve Gülistan Doku’ya ait görüntülere ulaşılamadığının hatırlatılması üzerine Kahraman, bu noktada yanılmış olabileceğini dile getirdi. Viyadüğün polis bölgesinde kaldığını belirten Kahraman, şehrin ana giriş noktası olması nedeniyle bölgede kamera bulunması gerektiğini düşündüğünü kaydetti.

Kahraman, eşi ve kızlarıyla 2 Ocak 2020’de Tunceli’ye geldiklerini, 5 Ocak’ta Bayraktepe İl Jandarma Komutanlığı’ndaki kahvaltının ardından saat 12.55’te Pertek Vapur İskelesi’ne ulaşıp kentten ayrıldıklarını anlattı.

“Gülistan Doku’yu aracımıza almadık”

Kahraman, araçlarının 5 Ocak 2020’de Sarı Saltuk Viyadüğü’nden geçtiği sırada Gülistan Doku’yu görmediklerini ve araca almadıklarını savundu. Eşi Burçin Hızlı Kahraman’ın saat 12.27’de Handan Sonel’i aramasının, Tunceli’den ayrıldıklarını bildirmek ve misafirperverliği için teşekkür etmek amacı taşıdığını belirtti. Görüşmelerde Doku hakkında konuşulmadığını, yalnızca kişisel konuların gündeme geldiğini öne sürdü.

Ali Kahraman, soruşturma kapsamında kendilerinin araç geçişlerine ve bölgedeki kişilerle temaslarına ilişkin neden daha önce ifade vermeye çağrılmadıklarını bilmediğini söyledi. Tunceli’de görev yaptığı dönemde güvenlik korucuları üzerinde baskı kurduğu veya bu kişileri yanlış işlere yönlendirdiği iddialarını reddeden Kahraman, Gülistan Doku’nun araçla alındığı yönündeki suçlamaları da kabul etmedi.

Kahraman ayrıca Tuncay Sonel’in Doku’nun sinyal bilgilerinin takibi konusunda kendisinden talepte bulunmadığını savundu. Sonel’in bu bilgileri istediğinde yerel kolluk birimleri aracılığıyla kısa sürede temin edilebileceğini bilmemesinin mümkün olmadığını belirten Kahraman, eski valinin bu konudaki savunmasını inandırıcı bulmadığını ifade etti.

Ali Kahraman, Tuncay Sonel ile ailesiyle olan görüşmelerini zaman içinde azalttıklarını, Ordu’ya tayin olduklarında yapılan davetlere katılmadıklarını ve sonraki yıllarda iletişimlerinin sınırlı kaldığını da söyledi. Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in zaman zaman koruma personeliyle ve koruma kıyafetleri içinde görüldüğünü, silah taşıdığını duyduğunu ancak silahın gerçek olup olmadığını bilmediğini anlattı.

Burçin Hızlı Kahraman’ın savunması

Ali Kahraman’ın eşi Burçin Hızlı Kahraman ise banka müdürü olarak çalıştığını, Tuncay Sonel ve eşi Handan Sonel ile Tunceli’ye taşındıktan sonra tanıştıklarını söyledi. Sonel ailesinin çocuklarını tanıdığını belirten Kahraman, Mustafa Türkay Sonel’i valilik önünde koruma personelinin yanında birkaç kez gördüğünü ifade etti.

Handan Sonel’in, Tuncay Sonel’in gözaltına alındığı gün WhatsApp üzerinden kendisine yalnızca “Burçin Hanım” şeklinde bir mesaj gönderdiğini anlatan Kahraman, mesaja yanıt verdiğini ancak karşılık alamadığını belirtti. O dönemde Gülistan Doku soruşturması kapsamındaki operasyonların başlamış olması nedeniyle mesajın başkası tarafından gönderilmiş olabileceğinden şüphelendiğini söyledi.

Burçin Hızlı Kahraman, haberlerde Tuncay Sonel’in oğluyla ilgili suçlama iddialarını gördükten sonra Sonel ailesiyle iletişimi kesmeye karar verdiğini dile getirdi. 2 Ocak 2020’de Tunceli’ye geldiklerini, öğretmenevinde kaldıklarını ve 5 Ocak’ta kentten ayrıldıklarını belirten Kahraman, Sarı Saltuk Köprüsü ve yol güzergahında durmadıklarını, kimseyi görmediklerini ve araca almadıklarını savundu.

Aracın köprüden geçişiyle telefon görüşmelerinin aynı zaman dilimine denk gelmesini “kötü bir tesadüf” olarak nitelendiren Kahraman, amaçlarının hava kararmadan Gaziantep’teki evlerine ulaşmak ve Pertek vapuruna yetişmek olduğunu söyledi. Gülistan Doku’yu tanımadıklarını, Mustafa Türkay Sonel ile herhangi bir ilişkileri bulunmadığını belirten Kahraman, kendilerine yöneltilen suçlamaların tamamını reddetti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu