Çocuklar soğukta neden hasta olur? Uzman açıkladı

Çocuklar soğukta neden hasta olur sorusuna uzman yanıt verdi. Enfeksiyonlardan korunma, ateş, öksürük ve antibiyotik kullanımıyla ilgili uyarılar.

Kış aylarında çocukların hastalanmasıyla ilgili toplumda yaygın olan “üşüdüğü için hasta oldu” düşüncesi, uzman değerlendirmeleriyle yeniden gündeme geldi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükriye Özde, çocuklarda kış döneminde görülen enfeksiyonların nedenlerini ve korunma yollarını anlattı.

Çocuklar soğukta neden hasta olur sorusuna yanıt veren Özde, tek başına üşümenin enfeksiyona yol açmadığını belirtti. Enfeksiyonun gelişmesi için virüs ya da bakteri gibi bir mikroorganizmayla temas edilmesi gerektiğini ifade eden Özde, buna karşın düşük sıcaklık ve nemin bazı virüslerin yayılımını kolaylaştırabileceğini ve solunum yollarının savunma mekanizmalarını zayıflatabileceğini kaydetti.

Kış aylarında çocuklarda soğuk algınlığı, grip, RSV enfeksiyonu, bronşiolit, farenjit ve zatürre gibi solunum yolu hastalıklarının daha sık görüldüğünü aktaran Özde, özellikle küçük çocuklarda RSV’nin önemli bir alt solunum yolu enfeksiyonu etkeni olduğunu söyledi. Okul ve kreşlerde uzun süre kapalı ortamda, yakın temas içinde bulunulmasının bulaş riskini artırdığına dikkat çekti.

Kapalı ortamların havalandırılması önem taşıyor

Solunum yolu virüslerinin yalnızca eller ve yüzeyler aracılığıyla değil, konuşma, öksürme ve nefes alma sırasında havaya yayılan parçacıklarla da bulaşabildiğini belirten Özde, ev, sınıf ve kreşlerin düzenli biçimde havalandırılması gerektiğini vurguladı. “Çocuk üşümesin” düşüncesiyle pencereleri gün boyunca kapalı tutmanın doğru olmadığını ifade eden Özde, özellikle kalabalık ortamlarda temiz hava akışının sağlanmasının bulaş riskini azaltabileceğini bildirdi.

Kreş ve okul çağındaki çocukların korunması için el yıkama alışkanlığının kazandırılması, öksürürken ve hapşırırken ağız ile burnun kapatılması, kişisel eşyaların paylaşılmaması ve önerilen aşıların zamanında yaptırılması gerektiği belirtildi. Ateşi bulunan veya genel durumu okul etkinliklerine katılmaya uygun olmayan çocukların evde dinlenmesinin hem iyileşme hem de diğer çocukların korunması açısından önemli olduğu kaydedildi.

Grip ve soğuk algınlığı belirtileri farklı seyredebilir

Soğuk algınlığının çoğunlukla yavaş başladığını ve burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma ile hafif öksürüğün öne çıktığını anlatan Özde, gribin ise genellikle daha ani başladığını; ateş, belirgin halsizlik, baş ve kas ağrılarıyla daha ağır seyredebildiğini söyledi. Bununla birlikte çocuklarda belirtilerin her zaman kesin biçimde birbirinden ayrılamayacağı uyarısında bulundu.

Nefes almada güçlük, göğüste çekilme, morarma, belirgin uykuya eğilim, sıvı alamama veya susuzluk belirtileri görüldüğünde çocuğun gecikmeden değerlendirilmesi gerektiği bildirildi. Özde, özellikle 5 yaş altındaki ve başta 2 yaşın altındaki çocuklarda gribin daha ağır seyredebildiğini belirterek ailelerin daha dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

Ateş değerlendirilirken yalnızca termometredeki değere odaklanılmaması gerektiğini belirten Özde, özellikle 6 aydan büyük çocuklarda ateşin yüksekliğinden çok genel durumun, solunumun, sıvı alımının ve eşlik eden belirtilerin önem taşıdığını söyledi. Ateş düşürücülerin amacının ateşi mutlaka normal seviyeye indirmek değil, çocuğun rahatsızlığını azaltmak olduğunu aktardı.

Üç aydan küçük bebeklerde 38 derece ve üzerindeki ateşin hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Her yaşta solunum sıkıntısı, bilinç değişikliği, nöbet, basmakla solmayan döküntü, ciddi sıvı kaybı veya genel durumda belirgin bozulma görülmesi halinde acil tıbbi yardım alınması gerektiği belirtildi.

Uzayan öksürük ve antibiyotik kullanımı

Viral solunum yolu enfeksiyonlarının ardından öksürüğün hemen sona ermeyebileceğini ifade eden Özde, akut öksürüğün 3 ila 4 hafta sürebileceğini söyledi. Çocuğun genel durumu iyi, solunumu rahat ve öksürüğü giderek azalıyor ise bunun tek başına ciddi bir hastalık anlamına gelmeyebileceğini belirtti. Ancak öksürüğün artması, 3-4 haftadan uzun sürmesi, tekrarlaması ya da nefes darlığı, hırıltı, morarma ve göğüste çekilme gibi belirtilerle birlikte görülmesi halinde hekim değerlendirmesi gerektiğini kaydetti. Tekrarlayan gece öksürüklerinde astım gibi nedenlerin de göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edildi.

Kış aylarında çocuklarda görülen solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün viral kaynaklı olduğunu belirten Özde, antibiyotiklerin virüslere karşı etkili olmadığını hatırlattı. Burun akıntısının sarı veya yeşil renkte olmasının da tek başına antibiyotik başlanması için yeterli olmadığını söyledi. Gereksiz antibiyotik kullanımının ishal, döküntü ve alerjik reaksiyon gibi yan etkilere yol açabileceği, ayrıca antibiyotik direncini artırabileceği uyarısında bulundu.

Özde, ailelere çocuklarını yaşlarına uygun aşılarla korumalarını, özellikle grip aşısına ilişkin yıllık önerileri dikkate almalarını, el hijyenine önem vermelerini ve kapalı ortamları düzenli havalandırmalarını tavsiye etti. Çocuk hastalandığında yalnızca ateş derecesine değil, genel durumuna, solunumuna ve sıvı alımına bakılması gerektiğini belirten Özde, antibiyotik ve diğer ilaçların hekim önerisi olmadan kullanılmaması gerektiğini vurguladı.

Çocukları tüm mikroplardan tamamen izole etmenin mümkün ya da gerekli olmadığını ifade eden Özde, aşı, el hijyeni, temiz hava ve zamanında hekim değerlendirmesiyle enfeksiyonların yayılma ve ağır seyretme riskinin azaltılabileceğini söyledi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu