Çocuklarda şiddet: Dikkat edilmesi gereken 5 işaret

Çocuklarda şiddet eğilimine işaret edebilecek beş önemli değişim, ailelerin yaklaşımı ve erken farkındalık için uzmanlardan kritik uyarılar.

Çocuk ve ergenlerin dahil olduğu şiddet olayları ailelerin kaygısını artırırken, uzmanlar bazı davranış ve duygu değişimlerinin erken uyarı niteliği taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Çocuklarda şiddet eğilimini anlamaya yardımcı olabilecek belirtiler arasında ani öfke patlamaları, okul yaşamından uzaklaşma, sosyal çevreyle bağların zayıflaması, şiddet içeriklerine yoğun ilgi ve akran ilişkilerindeki belirgin değişimler bulunuyor. Ancak bu işaretler karşısında baskıyı artırmak yerine çocukla güvene dayalı iletişim kurulması öneriliyor.

Baskıcı yaklaşım sorunu derinleştirebilir

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Çocuk ve Ergen Klinik Psikoloğu Eliz Avcı’ya göre şiddet davranışları çoğunlukla bir anda ortaya çıkmıyor. Son dönemdeki olayların ardından bazı ebeveynler çocuklarının arkadaşlarını, okul hayatını ve günlük faaliyetlerini daha sıkı denetlemeye yönelse de korku ve cezaya dayalı kontrol beklenen korumayı sağlamayabilir.

Sürekli cezalandırılan çocuk, davranışının neden yanlış olduğunu kavramak yerine yalnızca yakalanmaktan çekinebilir. Bu nedenle otoritenin bulunmadığı ortamlarda sınırları aşma riski artabilir. Baskıcı tutum ayrıca çocuğun yaşadığı sorunları ailesiyle paylaşmasını engelleyebilir. Bu durum, hem şiddet uygulama riski taşıyan hem de zorbalığa veya şiddete maruz kalan çocukların zamanında fark edilmesini güçleştirir.

İzlenmesi gereken beş önemli değişim

Ailelerin ilk olarak çocuğun arkadaşlarından ve ailesinden belirgin biçimde uzaklaşıp uzaklaşmadığına bakması gerekiyor. Okul başarısında ani düşüş, devamsızlıkta artış, sık ve yoğun öfke nöbetleri ya da bunun tersine belirgin bir duygusal tepkisizlik de önem taşıyor. Silah veya kesici-delici aletlere olağandışı ilgi gösterilmesi ile şiddet içeriklerine yoğun yönelim de göz ardı edilmemesi gereken işaretler arasında yer alıyor.

Akran ilişkilerindeki ciddi bozulmalar da dikkatle değerlendirilmelidir. Çocuğun sürekli zorbalığa uğraması kadar başkalarını tehdit etmesi, dışlaması veya sistematik biçimde zorbalık uygulaması da destek ihtiyacına işaret edebilir.

Tek bir davranışla tanı konulamaz

Eliz Avcı, ergenlik döneminde öfke, yalnız kalma isteği, arkadaş ilişkilerinde sorunlar ve okul başarısında dalgalanmaların görülebileceğini belirtiyor. Bu nedenle tek bir davranıştan hareketle çocuğun “şiddete eğilimli” olarak etiketlenmemesi gerekiyor. Asıl dikkat edilmesi gerekenin değişimlerin ani, yoğun, belirgin ve kalıcı hale gelmesi olduğunu vurgulayan Avcı, günlük yaşamı, okulu ve sosyal ilişkileri etkileyen durumların nedenlerinin anlaşılmaya çalışılması gerektiğini ifade ediyor.

Aile ile okul arasındaki düzenli iletişim, bu değişimlerin erken fark edilmesinde önemli rol oynuyor. Öğretmenler ve okul psikolojik danışmanları, ev ortamında görülmeyen davranış farklılıklarını gözlemleyerek ailelere yol gösterebiliyor. Bu nedenle çocukla yargılamadan konuşmak, onu dinlemek ve gerekli durumlarda uzman desteğine başvurmak önem taşıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu