BM Raportörü Francesca Albanese, İsrail’i ifşa ettikten sonra yaşadıklarını anlattı
Francesca Albanese, İsrail’in Gazze’deki harekatını soykırım olarak tanımladıktan sonra maruz kaldığı baskıları anlattı.
İslami Analiz / Haber Merkezi
Birleşmiş Milletler Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in Gazze’deki askeri harekatını ‘soykırım’ olarak nitelendiren ilk BM yetkilisi olmanın getirdiği zorluklarla karşı karşıya kaldı. Son iki yıldır yalnızca İsrail’i değil, bu eylemlere destek veren Batılı ülkeleri ve şirketleri de cesurca ifşa eden Albanese, Gazze’deki durumu ’21. yüzyıl soykırımı’ olarak tanımlıyor ve Filistin halkının onurlu mücadelesini savunuyor.
Ancak Albanese’nin bu cesur duruşu, onu ve ailesini hedef alan sistematik bir baskı sürecini de beraberinde getirdi. Trump yönetimi tarafından ‘özel olarak belirlenmiş vatandaş’ listesine alınarak, yargı süreci olmaksızın mal varlığına el konuldu. ABD’deki finansal sistemler nedeniyle, uluslararası kredi kartı kullanımı engellendi ve hayatını sürdürmek için yalnızca nakit veya borçla yaşamaya mahkum edildi.
Albanese, bu durumu şöyle ifade ediyor: ‘Bu çok kötüydü. Bu, sizi uluslararası çapta toplu katillerle aynı kefeye koyuyor. Savunma hakkım bile olmadan, adil yargılanma olmaksızın en ağır cezalardan biriyle karşılaşmak tam bir çelişkiydi. Yargılanmadan cezalandırıldım.’
Ailesi de bu baskılardan nasibini aldı. İsrail yanlısı aktivistler, eşi Massimiliano Calì’yi hedef alarak karalama kampanyası yürüttü ve bu süreçte eşi işinden uzaklaştırıldı. Albanese, ‘Bir Soykırımın Anatomisi’ raporunu sunduktan sonra kızına yönelik cinsel saldırı tehditleri aldı ve bu nedenle polis koruması altında yaşamak zorunda kaldı. Almanya’da bir konuşma yaparken, polis tarafından tutuklanma tehdidiyle karşılaştı.
Albanese, yaşadığı bu zorlukları ‘acımasız’ olarak tanımlarken, ailesine yönelik saldırılara ve maruz kaldığı ‘sivil ölüme’ rağmen geri adım atmayı reddediyor. Ailesine yönelik tehditler nedeniyle ‘Buna değer mi?’ diye düşündüğünü belirten Albanese, geldiği noktayı şu sözlerle özetliyor: ‘Risk ettiğim çok şey var ama alternatifim yok. Ateşe su dökmeye devam etmem gerekiyor.’
Umudunu kaybetmediğini vurgulayan Albanese, ‘Ruanda ve Bosna’daki soykırımlar bu kadar büyük bir tepki yaratmamıştı. Demek ki artık insan hakları daha iyi anlaşılıyor. Bu, hakların evrenselliği ve insanlık için bir sınavdır.’ diyor. Albanese’nin, yakında ‘When the World Sleeps: Stories, Words and Wounds of Palestine’ (Dünya Uyurken: Filistin’in Hikayeleri, Sözleri ve Yaraları) adlı bir kitabı da yayımlanacak.




