Türkiye’nin Su Altı Savunma Projesi İsrail Basınında Gündem Oldu

İsrail basını, Türkiye’nin ASELSAN tarafından geliştirilen KILIÇ otonom su altı aracıyla yeni savunma projelerini ele aldı.

İsrail basını, Türkiye’nin su altı savunma projelerine dair önemli bir analiz yayımladı. ASELSAN tarafından geliştirilen KILIÇ otonom su altı aracı, Türkiye’nin ilk “intihar tipi” insansız su altı platformu olarak tanımlanarak, Ankara’nın yeni ve gizli bir kozu olarak değerlendirildi. Analizde, Türkiye’nin son yıllarda hız kazanan su altı savunma projelerinin, çok katmanlı bir deniz gücü mimarisi oluşturduğu vurgulandı.

Mayıs ayında İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Fuarı’nda tanıtılan bu sistemlerin, Türkiye’nin su altı caydırıcılığında yeni bir dönemi başlattığı ifade edildi. KILIÇ otonom su altı aracının yanı sıra, benzer görevler için geliştirilen TUFAN insansız su üstü aracının da Türkiye’nin deniz harekât konseptini genişlettiği belirtildi.

Analizde öne çıkan bir diğer proje ise STM tarafından geliştirilen TENGİZ büyük insansız su altı aracı oldu. TENGİZ’in yalnızca askeri görevlerde değil, aynı zamanda deniz tabanı haritalama, stratejik altyapıların izlenmesi ve enerji hatlarının denetlenmesi gibi çok çeşitli alanlarda kullanılabileceği ifade edildi. Türkiye’nin bu alandaki yaklaşımının, sadece yeni platformlar geliştirmekle kalmayıp, istihbarat, keşif ve koruma kabiliyetlerini de entegre bir yapı içerisinde bir araya getirdiği kaydedildi.

Türkiye’nin denizaltı modernizasyon programı çerçevesinde inşa edilen altı REİS sınıfı denizaltıya da dikkat çekildi. Hava bağımsız tahrik sistemi sayesinde uzun süre su altında görev yapabilen bu platformların, Türk Deniz Kuvvetleri’nin operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artırdığı vurgulandı. Serinin ilk gemisi olan TCG Piri Reis’in 2024 yılında hizmete girmesi planlanıyor. Türkiye’nin uzun vadeli hedefinin, tamamen yerli tasarım ve üretime dayanan MİLDEN projesi olduğu belirtildi. MİLDEN projesinin, 2025 yılı itibarıyla inşa sürecine geçileceği ve Türkiye’nin denizaltı teknolojilerinde dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin önemli bir aşaması olacağı ifade edildi.

Analizde, limanlar ve kritik deniz bölgelerini su altı tehditlerine karşı korumak amacıyla geliştirilen SUVDES sisteminin de Türkiye’nin su altı güvenlik mimarisinin önemli unsurlarından biri olduğu kaydedildi. Doron Peskin, Türkiye’nin deniz stratejisinin artık yalnızca savunma odaklı bir yapı olmaktan çıktığını, bölgesel güç dengelerini etkileyebilecek bir kapasiteye dönüştüğünü ifade etti. Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini doğrultusunda su altı alanını stratejik bir merkez haline getirdiği ve bu yaklaşımın Ankara’nın caydırıcılık ile teknolojik bağımsızlık hedeflerinde önemli rol oynadığı vurgulandı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu