Türkiye-İsrail Ticaretinde Gizli Yöntemler: Mahkeme Kararı Ortaya Çıkardı

Türkiye-İsrail arasındaki gizli ticaret yolları, Hayfa mahkemesinde ortaya çıkan belgelerle gün yüzüne çıktı.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Hayfa’da görülen bir alacak davası, Türkiye’nin İsrail’e uyguladığı ambargonun nasıl delindiğini gözler önüne serdi. Mahkeme kayıtlarına göre, Türkiye’den yola çıkan gemilerin Mısır veya Kıbrıs’taki ara limanlarda belgelerinin değiştirilip ardından İsrail’de yüklerini boşalttığı ortaya çıktı.

Hayfa Bölge Mahkemesi’nde görülen ticari bir anlaşmazlık, Türkiye ile İsrail arasındaki gizli deniz ticaretini ilk kez resmi belgelerle gün yüzüne çıkardı. Kıdemli Yargıç Ron Sokol, Hayfa Limanı’nda demirleyen “Haluk Lider” isimli geminin ihtiyati haczinin kaldırılmasına karar vererek, İsrail’e yönelik ticari kısıtlamaları aşmanın yollarını açığa çıkardı.

İsrail merkezli Kikar gazetesinin haberine göre, dava süreci, “Dynamic Shipping Services” adlı şirketin Hayfa ve İskenderun limanlarındaki harçlar, operasyonel hizmetler ve yakıt ikmali için yaklaşık 2,2 milyon şekel (yaklaşık 36 milyon TL) alacak iddiasıyla gemiye ve sahiplerine karşı dava açmasıyla başladı. Ancak Türk armatörlerin sunduğu savunma, durumun sıradan bir tedarikçi-müşteri ilişkisi değil, malların ambargo radarına takılmadan Türkiye’den İsrail’e akmasını sağlamak amacıyla tasarlanmış karmaşık bir “ortak ticari girişim” olduğunu ortaya koydu.

Mahkemeye sunulan bir yeminli ifadede, Türk iş insanı Haldun Gedizesner, iki ülke arasındaki doğrudan ticaret kısıtlamaları nedeniyle Estonya’da kayıtlı bir paravan şirket aracılığıyla ticari bir “baypas” mekanizması kurulduğunu açıkladı. Bu yöntemle, geminin kağıt üzerinde Türkiye’den İsrail’e doğrudan sefer yapmadığı, ancak gerçekte ticaretini sürdürdüğü belirlendi.

Ticaret ağının işleyişi dört aşamadan oluşuyor: İlk olarak, gemi Türkiye’deki bir limandan yük alarak yola çıkıyor. Ardından, kargonun menşe belgeleri Mısır veya Kıbrıs’taki bir ara limanda değiştirilerek, Hayfa Limanı’na yöneliyor. Bu aşamadan sonra yük boşaltılıyor ve gemi, Türk makamlarına yasal prosedürlere uyuyormuş gibi görünmek için Türkiye’ye “boş” olarak geri dönüyor. Yargıç Sokol, Türk armatörlerin beyanını kabul ederek, delillerin Dynamic şirketinin yalnızca bir acente değil, bu hattın bir “ortağı” olarak faaliyet gösterdiğini kanıtladığına hükmetti ve geminin derhal serbest bırakılmasına karar verdi. Mahkeme ayrıca Dynamic şirketinin 7.500 şekel mahkeme masrafı ödemesine de hükmetti.

Bu adli süreç, Türkiye ile İsrail arasındaki ticari ilişkilerin karmaşık yapısını bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının ardından bu ülkeye karşı bir ticaret ambargosu uygularken, her iki tarafın dolaylı yollarla ticarete devam ettiği görülüyor. Mevcut dava, her iki ülkedeki ticari aktörlerin kısıtlamaları aşmak için nasıl hileli yollar geliştirdiğini kanıtlıyor. Üçüncü ülkelerde paravan şirketlerin kullanımı, menşe belgelerinin değiştirilmesi ve malların gerçek kaynağının gizlenmesi gibi yöntemler, uluslararası yaptırımlar söz konusu olduğunda yaygın olarak başvurulan araçlar haline gelmiş durumda.

Hayfa’daki mahkeme kararı, bu tür bir mekanizmayı belgeleyen ilk resmi karar olma özelliği taşıyor. Ancak uzmanlar, bu durumun, iki ülke arasındaki resmi ticaretin arkasında yatan çok daha geniş bir ağın yalnızca görünen yüzü olduğunu belirtiyor. 2024 yılı mayıs ayından bu yana, Filistin dostları, Ak Parti hükümetinin aldığı ambargo kararının sahada tam olarak uygulanmadığını dile getiriyor. Bu konuyla ilgili olarak, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde eylemler düzenleyen Direniş Çadırı, Siyonist Sisteme Karşı Gençlik Kolektifi ve Özgürlük Nöbeti gibi gruplar, hem siyasileri hem de kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu