Muş’ta Sumud Filosuna Destek İçin Toplandılar

Muş’ta Mescid-i Aksa platformu, Sumud filosuna destek vermek amacıyla bir araya geldi.

Muş’ta Mescid-i Aksa platformu, Sumud filosuna destek vermek ve Filistin’e olan sürekli desteği tazelemek amacıyla bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, platform adına İlyas Yentur bir açıklama yaptı ve ardından Masum Eminoğlu dua etti.

Açıklamada, Sumud Filosundaki bireylerin serbest bırakılmasının yanı sıra, maruz kaldıkları eziyetin, İsrail’in işgalci ve siyonist politikalarının bir yansıması olduğu ifade edildi. Gazzelilerin ve Filistin’de yaşayan diğer insanların, yüzyıla yakın bir süredir çok daha ağır bir zulme maruz kaldıkları vurgulandı. Filistin’deki Müslümanların mücadelesine destek olmanın ve cihat sorumluluğunun bilincinde hareket etmenin gerekliliği dile getirildi.

Basın açıklamasında, Sumud Filosuna yönelik gerçekleştirilen korsan saldırılar kınandı. Yıllardır Gazze’ye uygulanan acımasız abluka, sivil halka yönelik sistematik saldırılar ve insanlık dışı zulüm karşısında, Sumud Filosunun uluslararası sulardaki yasadışı müdahalelere maruz kaldığı belirtildi.

Filoya ait gemilere el konulması ve aktivistlerin gözaltına alınması, sadece yardım malzemesi taşıyan teknelerden oluşan bu filonun, 39 farklı ülkeden gelen yaklaşık 500 gönüllünün Gazze’deki zulme karşı ortak bir vicdan hareketi olduğuna dikkat çekildi. İsrail’in insani yardım girişimlerine yönelik saldırılarının geçmişte de gerçekleştiği, 2010 yılında Mavi Marmara gemisine düzenlenen saldırı ve diğer müdahaleler hatırlatıldı.

Bu tür eylemlerin, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni ihlal ettiği ve deniz haydutluğu ile terör suçu niteliği taşıdığı ifade edildi. İsrail’in saldırganlıklarının sadece Akdeniz ile sınırlı kalmadığı, Gazze’de bebekler, kadınlar, sivil alanlar, hastaneler, okullar ve ibadethanelerin hedef alındığı aktarıldı.

UNICEF verilerine göre, İsrail saldırılarında en az 21 bin 289 çocuğun hayatını kaybettiği, Birleşmiş Milletler Kadın Birimi’nin raporuna göre ise 38 binden fazla kadın ve kız çocuğunun öldüğü belirtildi. Ayrıca, Ekim 2025 itibarıyla 38 hastanenin tamamen yıkıldığı ve 153 sağlık tesisinin hasar gördüğü kaydedildi. Okulların yaklaşık yüzde 90’ının kullanılamaz hale geldiği, UNRWA’ya ait 312 tesisin saldırıya uğradığı ifade edildi.

İsrail, temel insani yardımların Gazze’ye ulaşmasını engelleyerek milyonlarca insanı açlığa mahkûm ederken, uluslararası dayanışma çabalarını da hedef aldığını vurgulandı. Açıklamada, aktivistlerin gözaltına alınmasının ve gemilere el konulmasının, Gazze’deki gerçekleri dünyadan saklayamayacağı belirtildi. Her engellemenin yeni filoların Akdeniz’e açılmasının habercisi olduğu ifade edildi.

Türkiye’nin meydanlarından şu mesajlar verildi: Uluslararası sularda gözaltına alınan 39 ülkeden aktivistler derhal serbest bırakılmalı, Gazze’ye uygulanan insanlık dışı abluka kaldırılmalı ve insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, İsrail’in Akdeniz’deki deniz haydutluğu suçuna karşı uluslararası ceza mekanizmalarının harekete geçirilmesi talep edildi.

İsrail’in bu korsanlık eyleminin, Lahey’deki soykırım ve savaş suçları dosyalarına eklenmesi gerektiği ve uluslararası kuruluşların net bir tavır alması gerektiği ifade edildi. Sumud Filosunun ve Gazze halkının yalnız olmadığı, gemilere el konulsa da vicdan sahibi insanların Gazze’nin adalet talebinden vazgeçmeyeceği belirtildi.

Gazze’deki insanlık trajedisinin ve sağlık krizinin tüm dünyanın gözleri önünde devam ettiği, uluslararası kurumların bu vahşete karşı sessiz kalmasının işgalcinin cesaretini artırdığı dile getirildi. Açıklamada, uluslararası kuruluşların ve devletlerin, kendi vatandaşlarının uluslararası sularda kaçırılmasına karşı somut adımlar atması gerektiği vurgulandı.

Son olarak, insanlığın mücadelesinin bu zulme karşı galip geleceği ve zalimlerin er ya da geç hesap vereceği ifade edildi. “Kahrolsun emperyalizm ve siyonizm! Yaşasın Nehirden Denize Özgür Filistin!” sözleriyle basın açıklaması sona erdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu