Laricani: Düşmanların Hedefleri Başarısızlığa Uğradı
Ali Laricani, ABD’nin İran’ı parçalama planlarının başarısız olduğunu belirtti.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani, ABD ve müttefiklerinin İran’da siyasi çöküş ve bölünme hedeflediklerini, ancak halkın birlik içinde hareket etmesi ve devletin krizi iyi yönetmesi sayesinde bu planların başarısız olduğunu ifade etti.
Laricani, savaşın ilk sekiz gününe dair değerlendirmesinde, ABD ve müttefiklerinin stratejik amacının sadece siyasi değişim değil, aynı zamanda İran’ın parçalanması olduğunu savundu. Son günlerde ABD Başkanı Donald Trump ve İsrailli yetkililerin açıklamalarının bu hedefi açıkça ortaya koyduğunu belirtti. “Onların hedefi küçük bir değişiklik değil, İran’ın kendisidir. Nihai amaç, İran’ı parçalamaktı” dedi.
Laricani, ABD’nin stratejisinin ağır bir ilk darbe ile İran’ın siyasi ve askeri yapısını sarsarak sistemin çökmesine yol açmayı amaçladığını ifade etti. Bu planın en kritik aşamalarından birinin İran lideri İmam Hamenei’nin hedef alınması ve üst düzey komutanların öldürülmesi olduğunu söyledi. Ancak bu saldırıların toplumda beklenen paniği yaratmadığını, İran toplumunun tarihsel ve kültürel deneyimlerinin böyle bir senaryonun gerçekleşmesini engellediğini vurguladı.
ABD’nin ikinci aşamada ekonomik baskı ve lojistik kriz oluşturarak halk arasında huzursuzluk yaratmayı hedeflediğini belirten Laricani, hükümetin yakıt ve temel ihtiyaçların teminini sağlayarak bu senaryoyu da boşa çıkardığını ifade etti. Ayrıca, ABD’nin etnik grupları kışkırtarak ayrılıkçı hareketleri harekete geçirmeye çalıştığını, fakat İran’daki Kürtler ve diğer toplulukların bu çağrılara yanıt vermediğini söyledi.
İran toplumunda farklı siyasi görüşlerin olabileceğini kabul eden Laricani, ancak ülkenin toprak bütünlüğü söz konusu olduğunda herkesin birleştiğini vurguladı. “Amerikalılar iç ayrılıkların büyük bir krize dönüşeceğini düşündü. Ancak İran’da insanlar farklı görüşlere sahip olsa da ülkenin bölünmesine izin vermez” dedi.
Laricani, Washington’un Batı Asya’yı ve özellikle İran’ı doğru analiz edemediğini savundu. ABD’nin bazı ülkelerde uyguladığı siyasi baskı ve rejim değişikliği modellerinin İran’da da işe yarayacağını düşündüğünü, fakat bunun gerçekleşmediğini ifade etti.
Son olarak, İran’ın komşu ülkelerle dostane ilişkiler kurmak istediğini, ancak ABD’nin bölgedeki üslerinden İran’a saldırı düzenlenmesi durumunda bu üslerin hedef alınacağını da belirtti. “Komşularımız dostumuzdur, fakat bir ülkenin topraklarından İran’a saldırı yapılırsa buna cevap vermek İran’ın meşru hakkıdır” şeklinde konuştu.




