Türkiye, Su Yönetiminde 2030 Vizyonuna Hazırlanıyor
Tarım Bakanı Yumaklı, Türkiye’nin su yönetiminde 2030 hedeflerini açıkladı, 8 havzada su ayak izi çalışmaları tamamlandı.
Türkiye, iklim değişikliğinin neden olduğu kuraklık ve taşkınlara karşı su yönetiminde önemli adımlar atmaya hazırlanıyor. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulusal Su Kurulu’nun 6. toplantısında, su ayak izi çalışmalarından yapay zeka destekli erken uyarı sistemlerine kadar birçok konuda bilgi verdi.
Yumaklı, 2025 su yılının, yağışlardaki %26’lık azalma ile son 52 yılın en kurak yılı olduğunu belirtti. Ancak 2026 yılında yağışların uzun yıllar ortalamasının yaklaşık %30 üzerinde seyrettiğini ifade etti. Bu yıl, son 66 yılın en yüksek yağış seviyelerinin yaşandığını vurguladı.
Yağışlardaki artışın baraj doluluk oranlarına olumlu yansıdığını kaydeden Yumaklı, geçen yıl bu dönemde %43 civarında olan doluluk oranının bu yıl %72 seviyesine yükseldiğini bildirdi. Ancak artan yağışların bazı bölgelerde taşkın ve sel olaylarına da yol açtığını belirtti.
Su politikalarının gelecekte ortaya çıkabilecek riskler göz önünde bulundurularak oluşturulması gerektiğini ifade eden Yumaklı, bilimsel verilere dayanarak havzaları bir bütün olarak değerlendireceklerini ve kuraklık ile taşkınları birlikte yöneteceklerini söyledi. Ulusal Su Kurulu’nun bugüne kadar aldığı 37 kararın 27’sinin uygulamaya geçirildiğini, 10 karar için ise çalışmaların devam ettiğini aktardı.
Su yönetiminde önemli bir konu olan su ayak izi çalışmaları hakkında bilgi veren Yumaklı, ürünlerin üretim süreçlerinde kullanılan su miktarının ekonomik değerlendirmelere dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Hangi ürünün hangi havzada ne kadar su tükettiğini bilmenin önemine dikkat çekerek, Sakarya, Susurluk, Kuzey Ege, Batı Akdeniz, Büyük Menderes, Aras, Çoruh ve Gediz havzalarında bu çalışmaların tamamlandığını söyledi. Hedeflerinin 2030 yılına kadar tüm havzalarda bu çalışmaların tamamlanması olduğunu belirtti.
Yumaklı, suyun yalnızca doğal bir kaynak olarak değil, ekonomik faaliyetlerin bir unsuru olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, kuraklık, taşkın, orman yangınları ve gıda güvenliği gibi risklerin aynı anda yönetilmesi için teknolojinin etkin şekilde kullanılacağını, sensörler ve yapay zeka gibi yeni nesil dijital sistemlerden yararlanılacağını açıkladı.
Su Verimliliği Seferberliği kapsamında hayata geçirilen Su Verimliliği Bilgi Sistemi’nin kullanıcı sayısının kısa sürede 6 bini geçtiğini belirten Yumaklı, bu sistem üzerinden 120 binin üzerinde belgelendirme başvurusu beklediklerini de ifade etti. Türkiye’de aktif olarak hizmet veren 1,831 baraj ve gölet bulunduğunu kaydeden Yumaklı, bu tesislerin güvenli ve verimli işletilmesinin öneminin arttığını vurguladı.
Türkiye’deki 25 nehir havzasının tamamında Avrupa Birliği Taşkın Direktifi’ne uygun Taşkın Yönetim Planlarının hazırlandığını belirten Yumaklı, bu kapsamda 30 binden fazla taşkın haritası ve tahliye planı oluşturulduğunu söyledi. Ayrıca, atık suyun arıtılarak yeniden kullanımının öncelikli alanlardan biri olacağını ifade ederek, Türkiye’nin afet sonrası değil, riskleri önceden görebilen ve tedbir alan bir ülke olma hedefinde olduğunu belirtti. Su kaynaklarını daha verimli kullanacaklarını ve teknolojiden daha fazla yararlanacaklarını söyledi.




