Hakan Fidan: Barış Kurulu, Gazze’de Kalıcı Barış İçin Fırsat Sunuyor
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Barış Kurulu’nun Gazze’de kalıcı barış için tarihi bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Barış Kurulu’nun Gazze’de kalıcı ve kapsayıcı bir barış sağlama konusunda tarihi bir fırsat sunduğunu belirtti. Fidan, “Gazzelilerin sesinin duyulduğu, barış içinde yaşayabilecekleri bir geleceğin mümkün olduğuna dair irademizi ortaya koyuyoruz” dedi.
Fidan, Gazze’de savaşı sona erdirmeyi ve yeniden inşa sürecini hedefleyen Barış Kurulu Şartı’nın Davos’taki imza törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen katıldığını hatırlattı. Barış Kurulu’nun, Gazze halkının uzun süredir yaşadığı acıların sona erdirilmesi ve insani ihtiyaçlarının karşılanması için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı.
Fidan, Barış Kurulu’nun Gazzelilerle birlikte çalışarak bölgenin yeniden inşasına ve kalıcı barışın sağlanmasına katkıda bulunacağına inandıklarını ifade etti. “Bu inançla Gazzelilerin sesinin duyulduğu, haklarının güvence altına alındığı ve barış içinde yaşayabilecekleri bir geleceğin mümkün olduğuna dair irademizi ortaya koyuyoruz” şeklinde konuştu.
Barış Kurulu Şartı’nın imza töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Gazze’deki katliamların durdurulması için büyük çaba sarf ettiğini belirtti. Fidan, “Barış Kurulu, birçok ülkenin bir araya gelerek farklı görüşlerini uyumlaştırmaya çalıştığı bir platform. Bu süreç, ciddi bir diplomatik müzakere ve mücadele gerektiriyor. Şimdi alanda yaşanan çatışmaların müzakere masasına taşındığını görüyoruz” dedi.
Barış Kurulu ile atılması gereken birçok adım olduğunu vurgulayan Fidan, ilk toplantının gerçekleştiğini belirtti. Gazze’ye insani yardımların ulaşabilmesi için gerekli adımların atılması gerektiğini ifade eden Fidan, “Filistinlilerden oluşan komitenin hangi icraatları hayata geçirmesi gerektiğini masaya yatırdık. Bu somut adımlar atıldıkça Barış Kurulu’nun önemi daha da artacaktır” dedi.
Fidan, Suriye’deki son gelişmelere de değinerek, “Suriye’de yaşanan gelişmeler, daha önce sürekli vurguladığımız bazı gerçekleri ortaya koyuyor. Biz her zaman yapıcı bir rol oynamaya çalıştık ve bunu sürdüreceğiz. Suriye’nin birliği ve bütünlüğü bizim için önemli” şeklinde konuştu. Suriye’nin son 14 yıldır iç savaşla mücadele ettiğini hatırlatan Fidan, “Etrafındaki ülkelere terör ve mülteci ihraç eden bir ülkeden, şu anda bütünlüğünü koruyan ve mültecilerini geri alan bir Suriye’ye dönüşmek, bölgemiz için büyük bir başarıdır” ifadelerini kullandı.
Fidan, Suriye’deki etnik grupların ve inançların korunması gerektiğini vurgulayarak, “Herkes kendi kimliğiyle gurur duymalı ama Suriye vatandaşlığı altında birleşmeli ve ülkeye katkı sağlamalıdır” dedi. Suriye’deki gelişmeleri genel olarak olumlu değerlendiren Fidan, bazı örgütsel propaganda faaliyetlerinin fazla dikkate alınmaması gerektiğini belirtti.
Fidan, Türkiye’nin uluslararası arenada izlediği ‘tecrübeli dış politika’ sayesinde hem bölgesinde yapıcı bir rol oynadığını hem de küresel güçlerle denge politikası yürüttüğünü ifade etti. Türkiye’nin menfaatlerini ön planda tutarak ‘kazan-kazan’ politikasına değer verdiklerini belirten Fidan, “Kendimiz için ne istiyorsak, karşımızdaki için de aynısını istiyoruz. Bu yaklaşım, karşımızdakilerin bize güven duymasını sağlıyor” şeklinde konuştu.
Dünyadaki dinamik ortama dikkat çeken Fidan, “Son günlerde Grönland ile ilgili askeri opsiyonlar gündeme geldi. Müzakere sürecine döneceğiz. Gelecekte neler olacağını bilmiyoruz, ancak bu süreçlerin iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde istikrarsızlığa yol açabiliriz. Biz, barış, kalkınma ve istikrar için yapıcı katkılar sunmaya devam edeceğiz” dedi.
Fidan, Kanada ile gelişen iş birlikleri ve Güney Kore ile yapılan görüşmelere de değinerek, orta güçteki ülkelerin küresel süper güçlerin bıraktığı boşluklarda işbirliği yapmaya başladığını ifade etti. Türkiye’nin bu noktada aranan bir ortak olmaya devam edeceğini vurguladı.




