Pakistan ve Afganistan Arasında Savaş: Durand Hattı’nın Etkileri
Pakistan ve Afganistan’da süregelen çatışmaların arka planında Durand Hattı’nın etkileri ve yaşanan gelişmeler ele alınıyor.
Pakistan ile Afganistan arasında devam eden çatışmalar, Kabil’deki sarsıcı olaylarla birlikte bir kez daha gündeme geldi. Son günlerde artan gerginlik, gece saatlerinde patlak veren çatışmalarla derinleşti. İki ülke arasında yaşanan bu krizin temelinde, İngiliz sömürge döneminin bıraktığı sorunlu miras olan Durand Hattı yatıyor. İki Müslüman ülkenin birbirine yönelttiği silahlar, ‘Bu savaşın kazananı kim olacak?’ sorusunu akıllara getiriyor.
İslam coğrafyası, dışarıdan gelen tehditler ve içsel çatışmalarla mücadele ederken, Pakistan ve Afganistan arasındaki gerilim, bölgenin istikrarını tehdit eden bir duruma dönüşmüş durumda. Son günlerde yaşanan sıcak çatışmalar, bu iki ülkenin ilişkilerinin ne denli kırılgan olduğunu gözler önüne serdi.
Kabil’de meydana gelen büyük çaplı patlamalar, çatışmaların ciddiyetini artırdı. Gece yarısı saat 01.00 civarında gerçekleşen patlamaların ardından, Pakistan yönetimi Kabil, Paktia ve Kandahar’da belirlenen hedeflere yönelik operasyonlar gerçekleştirdiğini duyurdu. Kabil yönetimi ise çatışmaların sona erdiğini açıklasa da, geride bıraktığı ağır bilanço dikkat çekti. Pakistan tarafı, çatışmalarda 133 Afgan’ın hayatını kaybettiğini belirtirken, Afganistan hükümeti, karşılık saldırılarında 55 Pakistan askerinin öldüğünü iddia etti. Pakistan Savunma Bakanı Khavaja Muhammed Asıf’ın ‘Artık aramızda açık savaş var’ ifadesi, durumu daha da ciddileştirdi.
Çatışmanın kökleri, hem güncel güvenlik sorunları hem de geçmişteki emperyalist müdahalelere dayanıyor. Pakistan, 2021’de Afganistan’daki yönetim değişikliği sonrasında, ‘terör örgütü’ olarak tanımladığı Pakistan Talibanı’nın (TTP) Afgan topraklarında faaliyet gösterdiğini savunuyor. Afgan hükümeti ise bu suçlamaları reddederek, TTP’nin kendi sınırları içinde faaliyet göstermediğini belirtiyor. Ancak asıl sorun, TTP’nin etkin bir şekilde kullandığı sınır bölgesinde yatıyor. Bu bölge, İngiliz sömürge döneminde yapay olarak çizilen ve günümüzde hala işlev gören Durand Hattı üzerinde yer alıyor. İngilizlerin Peştun aşiretlerini ikiye bölerek oluşturduğu bu sınır, yüz yıl geçmesine rağmen İslam coğrafyasında kanamaya devam eden bir yara haline gelmiş durumda.
Bağımsız stratejistler ve siyasi analistler, Batı’nın İslam dünyası üzerindeki baskılarının arttığı bir dönemde, bu tür kardeş kavgasının küresel güçlerin çıkarlarına hizmet ettiğini vurguluyor. Sömürgecilerin çizdiği yapay sınırların bedelini, günümüzde Müslümanların birbirine yönelttiği silahlarla ödemesi, tarihi bir trajedi olarak değerlendiriliyor.




