Her Şey Allah’ı Anlatır: 2 Ocak 2026 Cuma Hutbesi
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesi ‘Her Şey Allah’ı Anlatır’ temasıyla yayınlandı.
Tarih: 02.01.2026
HER ŞEY ALLAH’I ANLATIR
Muhterem Müslümanlar!
İnsanın çevresine dikkatle bakması, her şeyin yoktan var eden, şekillendiren ve yöneten bir yaratıcının varlığını anlamasına yardımcı olur. Gezegenlerin sabit yörüngelerinde hareket etmesi, güneşin yeryüzünü aydınlatması ve ay ile yıldızların geceyi süslemesi, bizlere ‘Rabbini unutma!’ mesajını iletmektedir. Dünyamız, her köşesi hikmetle dolu bir varlık olarak, bizi tek olan Allah’a yönlendirmektedir. Kur’an-ı Kerim, “Onlar göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?” diyerek bizi düşünmeye davet etmektedir.
Aziz Müminler!
İnançsızlık, insanı mutsuzluğa sürükleyen en önemli sebeplerden biridir. Zira inançsızlık, hayatı anlamsızlaştırır ve insanı yalnızlığa iter. Bu durum, bireyde sorumluluk bilincinin kaybolmasına neden olur.
İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür…
İmansız olan paslı yürek sinede yüktür!
Bir yaratıcının varlığına inanmak, onun her an yanımızda olduğunu bilmek insana huzur ve güven aşılar. Bu inanç, bireyi anlamsızlık karanlığından kurtarır. Ayet-i kerimede bu konuya şöyle dikkat çekilmektedir: “Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”
Değerli Müslümanlar!
Hayata dair soruların yanıtlarını Yüce Yaradan’ı inkâr ederek bulmak mümkün değildir. Nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi ve neden yaratıldığımızı ilahi vahiy olmadan anlayamayız. İtaat ve isyan sınırlarının Cenâb-ı Hak tarafından belirlenmediği bir dünyada, neyin iyi neyin kötü olduğunu tam olarak kavrayamayız.
Kıymetli Müminler!
Yeryüzünde yaşanan hiçbir kötülüğün sorumlusu Allah Teâlâ değildir. O, kullarına karşı son derece merhametlidir ve insanların iyiliğini ister. Kötülük yapmalarına ve zulme düşmelerine asla rıza göstermez. Ancak nefsine uyan ve hevâsına tabi olan insanlar, kötülüğe ve zulme sebep olmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de, “Gerçek şu ki Allah insanlara zerre kadar zulmetmez, ancak insanlar kendilerine zulmederler” ifadesi bu gerçeği ortaya koymaktadır.
Aziz Müslümanlar!
Yüce Rabbimiz, vahiy kaynaklı peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermekle kullarına büyük bir lütufda bulunmuştur. Her biri hidayet rehberi olan ilâhî kitaplar, insanlığın huzur ve mutluluğunu sağlamak amacıyla indirilmiştir. Bu ilâhî silsilenin son halkası, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ve ona gönderilen Kur’an’ı Kerim ile tamamlanmıştır. Ebedi ahiret yurdunu yaratmakla, her hak sahibinin hakkını almasını ve inanan ile inanmayanların ayrılmasını murat etmiştir.
Kıymetli Kardeşlerim!
Bugün, üzerimize düşen sorumluluk; inançsızlık girdabında boğulan insanlara gönül dünyamızı açmak ve ilâhî mesajları onlarla buluşturmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnetine uygun olarak gençlerimizin inanç konusundaki susuzluklarını gidermeye çalışmak, çocuklarımıza Allah sevgisini tatlı bir dil ve güler yüzle aşılamaktır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu nasihatini rehber edinmeliyiz: “Senin vesilenle Allah azze ve celle’nin bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için güneşin üzerine doğduğu ve battığı her şeyden daha hayırlıdır.”
Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü




