İstanbul, 2028’de Kongre Turizminin Merkezine Dönüşüyor
İstanbul, 2028 için planlanan büyük kongrelerle turizmde yeni bir döneme girmeye hazırlanıyor.
ITB Berlin 2026’da, İstanbul’un uluslararası kongre turizmindeki rolü yeniden şekilleniyor. 2028 yılı için planlanan üç büyük kongre ile İstanbul, turizmde altın çağın kapılarını aralamayı hedefliyor. Berlin’de gerçekleştirilen etkinlikte, İstanbul’un küresel MICE (Kongre Turizmi) pazarındaki payını artırmak için önemli adımlar atıldı.
ITB Berlin, “60 Yıllık Miras” temasıyla kapılarını açtığında, Türkiye 700 metrekarelik stantıyla dikkatleri üzerine çekti. İstanbul Ticaret Odası (İTO) ve İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu (ICVB) tarafından kurulan stantta, sektörün önde gelen isimleri bir araya geldi. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜROB Başkanı Müberra Eresin ve İTO Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık gibi isimler, İstanbul’un turizmdeki potansiyelini vurguladı.
Fuarın ilk gününde, İstanbul için tarihi bir başarı elde edildi. 2028 ve sonrası için planlanan üç büyük uluslararası kongrenin İstanbul’a kazandırılması amacıyla yapılan ön görüşmelerde anlaşmaya varıldı. Bu gelişme, İstanbul’un sadece bir turizm merkezi değil, aynı zamanda küresel bir kongre üssü olma hedefini güçlendirdi.
Bu yıl fuarın ana teması “Turizmi Dengeye Taşımak” oldu. Berlin Eyaleti Başbakanı Kai Wegner, Orta Doğu’daki jeopolitik gerginliklerin turizm üzerindeki etkilerine dikkat çekerken, Türkiye’nin bu zorlu dönemde Tayland, Mısır ve İtalya ile birlikte en büyük katılımcı ülkeler arasında yer alması dikkat çekti.
Kongre turizmi, sadece otel odası satmakla kalmayıp, bir şehrin entelektüel ve ticari değerlerini dünyaya tanıtmak anlamına geliyor. İstanbul, ITB Berlin’deki bu hamlesiyle 2028’in ekonomik temellerini bugünden atmış oldu. İstanbul’un 2028 ve sonrası için üç büyük kongre konusunda ön mutabakat sağlaması, sıradan bir turizm başarısının çok ötesinde bir anlam taşıyor.
Kongre turizminin İstanbul için taşıdığı üç kritik avantaj şöyle sıralanabilir: İlk olarak, kongre turistleri, tatil turistlerine göre 3 ila 4 kat daha fazla harcama yapma kapasitesine sahip. Berlin’de yapılan görüşmeler sonucunda her bir kongrenin binlerce delegeyi ağırlaması bekleniyor; bu da İstanbul ekonomisine önemli bir döviz girişi sağlayacak. İkinci olarak, kongreler genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında düzenlendiğinden, bu büyük organizasyonlar İstanbul’daki otellerin “ölü sezon” olarak adlandırılan dönemlerde bile yüksek doluluk oranlarına ulaşmasını sağlayacak. Son olarak, ITB Berlin gibi bir etkinlikte İstanbul’un 2028 ajandasını doldurması, uluslararası arenada Türkiye’ye duyulan güvenin en somut göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu kongreler, İstanbul’un Londra, Paris ve Dubai gibi rakipleriyle olan rekabetinde avantaj sağlamaktadır.




