Trump’ın Ankara Ziyareti: Türkiye’nin Jeopolitik Rolü ve İlişkiler
Trump’ın Ankara ziyareti, Türkiye’nin jeopolitik rolünü pekiştirirken, ikili ilişkilerde yeni bir sayfa açabilir.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara ziyareti, yalnızca NATO Zirvesi’ne katılmak amacıyla değil, aynı zamanda Türkiye’nin yeni jeopolitik konumunun Washington tarafından resmi olarak tanınması açısından büyük önem taşıyor. Türkiye, NATO’nun güney kanadındaki merkezi rolünü yeniden üstlenirken, Suriye sonrası düzenin belirlenmesinde de Ankara’nın masada yer alması kaçınılmaz hale geliyor.
Trump, NATO Zirvesi için Türkiye’ye gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile doğrudan diplomasi kanallarını açmayı hedefliyor. Karadeniz, Kafkasya ve Ortadoğu’daki gelişmeler, ABD’nin Türkiye’yi kaybetme lüksüne sahip olmadığını gösteriyor. Bu zirve, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Trump’ın Ankara’daki NATO Zirvesi’ne katılması, sadece NATO gündemi açısından değil, aynı zamanda Türkiye-ABD ilişkilerinde son yılların en kapsamlı lider diplomasisi fırsatlarından biri olarak değerlendiriliyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamaları, Trump’ın zirveye katılacağını ve Ankara’daki temaslarının NATO’nun geleceği kadar ikili meseleleri de kapsayacağını ortaya koyuyor.
Bu ziyaret, Türkiye-ABD ilişkileri açısından önemli bir sıçrama olarak kabul ediliyor. İki ülke arasındaki ilişkilerde öne çıkan başlıklar arasında F-35 programına dönüş, F-16 modernizasyonu, savunma sanayi işbirliği, Suriye dosyası, bölgesel güvenlik ve ekonomik ilişkiler yer alıyor.
Türkiye’nin en önemli beklentilerinden biri, yeniden F-35 programına katılım ya da bu konuda yeni bir çözüm bulunması. Ancak bu durum, S-400 meselesi nedeniyle hala belirsizlik taşıyor. Trump’ın Erdoğan ile olan kişisel ilişkileri, bu dosyanın yeniden açılmasına olanak tanıyabilir.
F-16 modernizasyonu ve hava savunma sistemleri konularında da önemli görüşmeler yapılması bekleniyor. Türkiye, mevcut hava kuvvetlerinin modernizasyonunu geçici bir çözüm olarak değerlendirirken, çok katmanlı hava savunma sistemi ihtiyacı devam ediyor. Bu bağlamda, yeni işbirliği modelleri gündeme gelebilir.
Savunma sanayi alanında Türkiye ile ABD arasında işbirliği yapılması beklenen konular arasında motor teknolojileri, mühimmat üretimi ve insansız sistemler yer alıyor. Ayrıca, Suriye’deki istikrarın sağlanması ve ekonomik iyileşme süreci, liderlerin görüşmesinin en kritik başlıklarından biri olacak. Türkiye, ABD’den YPG/SDG desteğinin sonlandırılmasını ve PKK ile bağlantılı yapıların tasfiyesini talep ediyor.
İran’ın zayıflaması sonrası Ortadoğu’daki güvenlik mimarisinin nasıl şekilleneceği de önemli bir tartışma konusu. Türkiye, bölgesel güvenliğin bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğini savunuyor. Bu noktada, İsrail’in askeri hareket alanının kısıtlanması ve Suriye ile Lübnan’daki istikrarsızlıkların önlenmesi gibi başlıklar önem kazanıyor.
Ekonomik ilişkilerde ise, belirlenen 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefinin yeniden gündeme gelmesi muhtemel. Trump’ın korumacı ekonomi anlayışı, çelik ve alüminyum tarifeleri gibi konuların önem kazanmasına yol açabilir. Enerji arz güvenliği açısından Doğu Akdeniz ve Karadeniz gazı gibi işbirliği alanları da değerlendirilecektir.
Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanları, kıta sahanlığı ve Yunanistan ile yaşanan gerilimler de Trump’ın Ankara ziyaretinde masaya gelebilecek konular arasında. Türkiye’nin deniz yetki alanlarıyla ilgili yeni düzenlemeleri, Washington tarafından dikkatle izleniyor.
NATO Zirvesi’nde ele alınacak başlıca konular arasında savunma harcamalarının artırılması, Avrupa’nın yükümlülüklerinin artırılması ve Karadeniz güvenliği yer alıyor. Rubio, Ankara Zirvesi’nin NATO tarihinin en önemli toplantılarından biri olabileceğini belirtiyor.
Türkiye, NATO ile Rusya arasında stratejik bir konumda bulunuyor. Trump ve Erdoğan görüşmesinde, Karadeniz güvenliği ve enerji güvenliği gibi konuların da ele alınması bekleniyor. Eğer görüşme yalnızca birkaç kritik dosyada yoğunlaşacaksa, Ankara’nın öncelikleri Suriye, YPG/SDG meselesi, F-35 programı, Doğu Akdeniz ve ekonomik ilişkiler olacak.
Sonuç olarak, Ankara Zirvesi, klasik bir NATO toplantısından ziyade, Erdoğan ve Trump arasında Türkiye-ABD ilişkilerinin yeni çerçevesinin belirleneceği stratejik bir zirveye dönüşebilir. Trump’ın kişisel diplomasiye verdiği önem, ikili görüşmenin sonuçlarının zirvenin resmi kararlarından daha fazla dikkat çekmesine neden olabilir.
Kudüs’te siren sesleri
İran’dan fırlatılan füzeler nedeniyle Kudüs’te sirenler çaldı. (AA)




