Küresel Piyasalarda Jeopolitik Gerilimler Etkili Olmaya Devam Ediyor
Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimlerin etkisiyle karışık bir görünüm sergiliyor. ABD ve Avrupa’da olumsuz, Asya’da ise olumlu gelişmeler yaşanıyor.
Küresel piyasalarda yeni haftanın başlangıcında jeopolitik gerilimlerin yeniden tırmanmasıyla karışık bir görünüm hâkim. ABD ve Avrupa endeks vadeli kontratları negatif bir seyir izlerken, Asya borsaları teknoloji hisselerindeki artışla pozitif bir gelişim gösteriyor.
ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmalara dair endişelerin artması, piyasalardaki fiyatlamalar üzerinde belirleyici bir etki yaratıyor. Geçtiğimiz hafta, ABD ile İran arasında yapılan ilk görüşmelerin olumlu sonuçlanması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, piyasalarda bir ralliye zemin hazırlamıştı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Cuma günü yaptığı açıklamada, Lübnan’daki ateşkes süresince Hürmüz Boğazı’nın tüm ticari gemilere açık olacağını ifade etti. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, İran’a yönelik deniz ablukasının anlaşma tamamlanana kadar devam edeceğini belirtti.
İran Silahlı Kuvvetleri’nin Hatemül Enbiya Merkez Karargahı, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD’nin deniz ablukasına devam etmesi nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünün eski durumuna geri döndüğünü duyurdu. Trump, ABD donanmasının İran’a ait bir kargo gemisine ateş açarak müdahalede bulunduğunu bildirdi.
ABD ile İran arasındaki gerginliğin artması, petrol fiyatlarında ani yükselişlere yol açarken, ABD ve Avrupa endeks vadeli kontratları olumsuz bir seyir izliyor. Hürmüz Boğazı’na dair risklerin yeniden artması, piyasalarda dalgalanma olasılığını gündeme getiriyor.
ABD-İran arasındaki 8 Nisan’da kabul edilen 15 günlük ateşkesin süresinin dolmasına yaklaşırken, İran’ın ikinci tur görüşmelere katılmayı reddettiğine dair haberler yatırımcıların temkinli davranmasına neden oluyor. ABD donanmasının müdahalesiyle enerji arzı konusundaki endişeler yeniden gündeme gelirken, Brent petrolün varil fiyatı %3,6 artışla 91,4 dolara yükseldi.
Petrol fiyatlarındaki artış, enflasyonist baskıları artırma potansiyeli taşırken, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi de %4,26 seviyesine çıkarak 3 baz puanlık bir artış gösterdi. Savaşın sona ereceğine dair umutların azalması, dolara olan talebi artırırken, dolar endeksi %0,2 artışla 98,3 seviyesine yükseldi. Dolara olan talebin artması, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyonist endişeleri tetiklemesi nedeniyle altın fiyatlarının düşmesine neden oldu; altının ons fiyatı %0,9 azalarak 4.790 dolara geriledi.
New York borsası, Hürmüz Boğazı’nın açıldığının duyurulmasının ardından Cuma gününü yükselişle kapattı. Kurumsal tarafta, Netflix’in ilk çeyrek gelir ve karı beklentileri aşarken, ikinci çeyrek gelir tahmininin zayıf kalması nedeniyle hisseleri %10’a yakın değer kaybetti.
Petrol fiyatlarındaki düşüş, enerji hisselerinde de gerilemelere yol açtı. APA Corporation hisseleri %5,7, Valero Energy %7,5, Occidental Petroleum %5,4, ExxonMobil %3,7 ve Chevron %2,2 değer kaybetti. Öte yandan, kruvaziyer ve havayolu sektöründeki şirketlerin hisseleri toparlanma gösterdi; Royal Caribbean %7,3, United Airlines %7,1 ve Expedia %4,5 artış kaydetti.
Tüm bu gelişmelerle, kapanışta Dow Jones endeksi %1,79, S&P 500 %1,2 ve Nasdaq %1,52 değer kazandı. S&P 500 endeksi 7.147,52 puanla, Nasdaq endeksi ise 24.159,51 puanla rekor seviyelere ulaştı. Ancak, ABD’de endeks vadeli kontratlar güne düşüşle başladı.
Avrupa borsaları, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması sonrası azalan risk algısıyla Cuma gününü pozitif tamamladı. Almanya Merkez Bankası Başkanı Joachim Nagel, Orta Doğu’daki çatışmaların tetiklediği petrol fiyatlarındaki artışın Alman ekonomisi üzerinde baskı oluşturacağını, ancak resesyon beklemediğini ifade etti.
Bu gelişmeler ışığında, Cuma günü İngiltere’de FTSE 100 endeksi %0,73, Almanya DAX 40 %2,27, Fransa CAC 40 %1,97 ve İtalya FTSE MIB 30 %1,75 değer kazandı. Analistler, Hürmüz Boğazı kaynaklı risklerin devam etmesi durumunda petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sert yükselişlerin sürebileceği ve bunun da bölgedeki resesyon endişelerini artırabileceğini vurguladı.
Asya borsaları, teknoloji hisselerindeki artışın ABD-İran gerilimini dengelemesiyle haftaya olumlu başladı. Çin’de gösterge niteliğindeki 1 ve 5 yıllık kredi faiz oranlarında değişiklik yapılmadı; 1 yıllık kredi faizi %3, 5 yıllık kredi faizi ise %3,5 seviyesinde sabit kaldı. Bu durum, Çin’in ekonomik yönetiminin temkinli bir politika izlediğini gösteriyor.
Asya borsalarında genel olarak alış ağırlıklı bir seyir izlenmesine rağmen yüksek enerji fiyatları, özellikle petrol ithalatçısı ülkeler üzerinde kazançları sınırladı ve enflasyon endişelerini yeniden artırdı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi %0,7, Güney Kore’de Kospi %1,1, Çin’de Şanghay bileşik endeksi %0,7 ve Hong Kong’da Hang Seng %0,8 yükseldi.
Cuma günü alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, %2,72 değer kazanarak 14.587,93 puandan kapanarak tüm zamanların en yüksek günlük ve haftalık kapanışını gerçekleştirdi. Gördüğü en yüksek seviye rekorunu ise 14.601,12 puana taşıdı. Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat, Cuma akşam seansında normal seans kapanışına göre yatay seyirle 16.867,00 puandan işlem gördü.
Dolar/TL, Cuma gününü %0,1 artışla 44,8580’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın hemen üzerinde 44,8720’den işlem görüyor. Öte yandan, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin kredi notlarını “BB-/B” olarak teyit etti ve not görünümünü “durağan” olarak korudu. Not görünümünün “durağan” olduğu belirtilen S&P açıklamasında, Türkiye ekonomisinin devam eden enerji fiyat şokunu, yetkililerin sıkı para politikası ve ücret belirleme politikalarını sürdürmesi ve döviz rezervlerinde ilave erimeyi önlemesi varsayımıyla atlatacağı görüşü ifade edildi.
Bu hafta yurt içinde gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararına çevrildi. AA Finans’ın beklenti anketine katılan 37 ekonomist, Nisan ayında TCMB’nin politika faizini %37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyor. Analistler, yurt içinde ve yurt dışında veri gündeminin sakin olduğunu, Orta Doğu’dan gelecek haber akışının piyasaların yönü üzerinde etkili olacağını belirtiyor. Teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.700 ve 14.800 puanın direnç, 14.500 ve 14.400 puanın ise destek konumunda olduğu ifade ediliyor.




